Pyrimidine dimer türkçesi Pyrimidine dimer nedir

  • Pirimidin dimeri.
  • Mor ötesi ışığa maruz kalan bir hücrede, dna molekülü üzerinde birbirine komşu iki pirimidin, genellikle timinler arasında kovalent bağlanma sonucu oluşan dimer, timin dimeri.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Pyrimidine dimer ingilizcede ne demek, Pyrimidine dimer nerede nasıl kullanılır?

Pyrimidine : Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu bir heterosiklik baz. Primidin. Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Pirimidin.

Dimer : İkili. Dimer. İki merli. Daha küçük iki özdeş molekül kombinasyonundan oluşan molekül (kimya). İki monomerden oluşan moleküler yapı. Aynı madde içerisindeki iki molekülünün birleşmesiyle oluşan bileşik.

Pyrimidine glycosid : Fiğ ve baklada bulunan visin ve konvisin içeren glikozit. Pirimidin glikozidi.

Pyrimidinebases : Kimyasal yapı olarak pirimidine benzeyen sitozin, timin ve urasil bazları. Pirimidin bazları.

 

Thymine dimer : Pirimidin dimeri. Timin dimeri.

İngilizce Pyrimidine dimer Türkçe anlamı, Pyrimidine dimer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pyrimidine dimer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karnın altı. Abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksen dışı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Pyrimidine dimer synonyms : abdominal distention, abamectin, a band, thymine dimer, a crochordon, abattoir, a dna.