Rüştiye nedir, Rüştiye ne demek

Rüştiye; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Ortaokul derecesinde olan eğitim kurumu

Rüştiye isminin anlamı, Rüştiye ne demek:

Kız ismi olarak; Erginlikle ilgili, erginliğe ait.

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Bursa ilinde, Tahtaköprü nahiyesine bağlı bir bölge.

Rüştiye hakkında bilgiler

Rüştiye, (Mekteb-i Rüşdi olarak da bilinir), Tanzimat (1839) sonrasında açılan, ortaöğrenim amaçlı Osmanlı eğitim kurumu.

Ocak 1839'da toplanan Meclis-i Vâlâ'da, iptidailerin üzerinde okullar açılması uygun görüldü. Başlangıçta önerilen "sınıf-ı sâni mektebi" adını beğenmeyen II. Mahmud (hükümdarlığı 1808-1839), "rüşt" (erginlik) yaşına ve düzeyine çocukların bu okullarda ulaşacağı gerekçesiyle "rüştiye" adını verdi. İlk rüşdiye mektebi olan Mekteb-i Maârif-i Adlî 1839 yılında açıldı ve bundan sonra rüşdiyeler ülke geneline yayıldı. Rüştiye programında Türkçe derslerine yer veren ilk okuldu.

1846'da oluşturulan Meclis-i Maarif-i Umumiye, rüştiyeler için üç aşamalı öğretim ilkesini benimsedi: Mekâtib-i iptidaiye (ilkokullar), mekâtib-i rüştiye (ortaokullar) ve darülfünun. Mekâtib-i rüştiye nazırı Kemal Efendi, Davutpaşa Mektebi'ni (bugün Davutpaşa Lisesi) rüştiye yaparak yeni programı uygulamaya koydu. 1849'da rüştiye sayısı beşe çıkarıldı. İptidaileri bitirenlerin rüştiyede iki yıl okumaları koşulu kondu. Rüştiyeyi bitirenlere de, darülfünuna hazırlık dersleri veriliyordu. 1859 yılında ilk kız rüştiyesi olan Cevri Kalfa İnas (Kız) Rüşdiyesi açıldı. Bu okul, tüm İslam ülkelerinde kızlar için lise düzeyinde oluşturulan ilk resmî öğretim kurumuydu.

 

1860'larda büyük vilayetlerde sivil rüştiyelerin yanı sıra askeri rüştiyeler de açıldı. Arapça ve Farsçayla birlikte Fransızca da zorunlu ders oldu. 1873'te mülki idadilar açılınca, rüştiyeyi bitirenler bu okullara yazılmaya başladı. 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi büyükçe kasabalarda resmî ve özel rüştiyeler açılmasını öngördüğü için, 1880'lerde rüştiyelerin sayısı hızla arttı. Okul süresi bazı yerlerde dört yıla çıkarıldı, programlara fen ve uygulama ağırlıklı dersler eklendi. Cumhuriyetin ilanından (1923) sonra bu okulların adı "orta mektep" (sonradan ortaokul) olarak değiştirildi.

Rüştiye anlamı, tanımı:

Ortaokul : Öğrencileri genel eğitim yoluyla bir yandan hayata, bir yandan da liseye hazırlayan, genellikle üç yıllık ortaöğretim okulu.

Eğitim : Çocukların ve gençlerin toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi, beceri ve anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine okul içinde veya dışında, doğrudan veya dolaylı yardım etme, terbiye. Eğitim bilimi.

Kurum : Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is.

 

Askeri rüştiye : Askerî ortaokul.

Rüşt : Erginlik.

Derece : Denli, kadar. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Sıcaklıkölçer. Başarı gösterme.

Tanzimat : İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı. Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.

Ortaöğrenim : İlköğrenim ile yükseköğrenim arasında görülen öğrenim dönemi.

Amaçlı : Bir amaca yönelik. Amacı olan, gayeli.

Osmanlı : Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan. XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları.

Ocak : Şömine. Yılın birinci ayı, kânunusani. Yer üstünde veya yer altında cevher çıkarılan yer. Ateş yakmaya yarayan, pişirme, ısıtma, ısınma vb. amaçlarla kullanılan yer. Ev, aile, soy. Isı vererek üzerine veya içine konulan maddeleri ısıtan, pişiren, kaynatan, eriten araç veya alet. Bahçelerde veya bostanlarda her tür meyve ve sebze tohumu veya fidesinin dikimi için ayrılmış toprak çukuru. Kahvelerde, kuruluşlarda çay, kahve vb.nin yapıldığı yer. Halk hekimliğinde bir önceki kuşaktan el verme suretiyle aktarılan bilgileri kullanarak belirli bir şikâyeti veya hastalığı iyileştirdiğine inanılan aile. Aynı amaç ve düşünceyi paylaşanların kurdukları kuruluş veya toplandıkları, görev yaptıkları yer. Yeniçeri teşkilatını oluşturan odalardan her biri.

Toplanan : Toplama işleminde toplamı oluşturan sayılardan her biri.