Radioactive deposit türkçesi Radioactive deposit nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Işımetkin uçunların parçalanımı sonucu bir nesne üzerinde oluşan ince ışımetkin katman.
  • Radyoaktif çökelti.
  • Işınetkin çökelti.
  • Radyoaktif tortu.
  • Işımetkin çökelti.

Radioactive deposit ingilizcede ne demek, Radioactive deposit nerede nasıl kullanılır?

Radioactive : Işınetkin (fizik terimi). Çekinlerinin kendiliğinden ayrışmasıyla x, ß ya da y ışınları salma özelliğinde olan. Radyoaktif. Radyasyon yayıcı. Işımetkin. Çekirdekleri doğal olarak ya da uyarılma ile alfa, beta, gama ya da önelcik, ortacık, eksicik, ılıncık gibi parçacıklar salımlayan (öğecik). Işınetkin. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Radyoaktıf.

Deposit : Yatırma. Koymak. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme. (tortu) bırakmak. Tortu bırakmak. Depozit vermek. Mevduat. Önödenceye bağlama.

Radioactive aerosol contamination meter : Radyoaktif aerosolölçer. Aerosol numunesi alarak, havadaki radyoaktif kirlenme düzeyini belirleyen ölçüm aygıtı.

 

Radioactive capture : Işımetkin kapım. Işınetkin kapım. Bir çekirdeğin ılıncık kapıp gamalar ışıması. Radyoaktif yakalama.

Radioactive cemetery : Radyoaktif mezarlık. Zararlı radyoaktif malzemenin uygun bir koruma amacıyla depolandığı yer.

Radioactive cloud : Radyoaktif bulut.

İngilizce Radioactive deposit Türkçe anlamı, Radioactive deposit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radioactive deposit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Salt birimler. Temel kütle. Saltık birimler.

Acoustic absorptivity : Ses emiciliği. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği katsayısı. Ses soğurganlığı.

Absolute concentration : Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir. Saltık derişim.

Accelerometer : Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvmelenmeyi ölçen cihaz. İvmeyi ölçen. Hızlanmayı. İvmeyi ölçen aygıt. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçme aleti. Akselerometre. İvmeölçer.

Absorption band : Absorpsiyon bandı. Soğurma bandı. Bir soğurum izgesinde belirtken karanlık bir kuşak. Soğurum kuşağı.

Absolute zero : Mutlak sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat). Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Saltık sıfır.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Soğurum kenarı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür.

 

Absorptivity : Yutma katsayısı. Soğurganlık. Emme sığası. Soğurabilirlik. Emme yetkesi. Emebilirlik. Yutuculuk. Emicilik. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı.

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Absorption loss : Emme kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Soğurma kaybı. Absorpsiyon kaybı. Emme yitiği. Soğurum yitimi. Emme yitmesi.

Radioactive deposit synonyms : acoustic feedback, absorptiometer, abampere, abcoulomb, absolute magnitude, accumulation coefficient.