Radioactive phosphorus türkçesi Radioactive phosphorus nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Radyoaktif fosfor.
  • Sodyum fosfat biçiminde hazırlanan fosfor.

Radioactive phosphorus ingilizcede ne demek, Radioactive phosphorus nerede nasıl kullanılır?

Radioactive : Çekinlerinin kendiliğinden ayrışmasıyla x, ß ya da y ışınları salma özelliğinde olan. Çekirdekleri doğal olarak ya da uyarılma ile alfa, beta, gama ya da önelcik, ortacık, eksicik, ılıncık gibi parçacıklar salımlayan (öğecik). Radyoaktif. Işımetkin. Işınetkin (fizik terimi). Radyasyon yayıcı. Radyoaktıf. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Işınetkin.

Phosphorus : Organizmada ortalama % 1 oranında bulunan, önemli bir kısmı iskelet ve dişlerde hidroksil apatit biçiminde bağlanmış olan, kanda mutlaka bulunması gereken, kemiklerin yapısal fonksiyonu dışında nükleik asitlerin, fosfolipitlerin bileşiminde yer alan, karbonhidrat metabolizmasında hekzofosfat, difosfat ve trifosfatların oluşumunda önemli rol oynayan, hayvanlara çeşitli bileşikler halinde verilmesi gereken bir mineral. Fosforlu madde. Fosfor. Seher yıldızı. Sabah yıldızı. Metal olmayan, zehirli ve yüksek derecede yanıcı, beyaz-sarı, kırmızı ve siyah olmak üzere üç biçimde bulunan, kemiğin mineral fazının en önemli komponenti olan, hemen hemen tüm metabolik olaylara katılan, p ile simgelenen allotropik bir element.

 

Radioactive aerosol contamination meter : Aerosol numunesi alarak, havadaki radyoaktif kirlenme düzeyini belirleyen ölçüm aygıtı. Radyoaktif aerosolölçer.

Radioactive capture : Işınetkin kapım. Radyoaktif yakalama. Bir çekirdeğin ılıncık kapıp gamalar ışıması. Işımetkin kapım.

Radioactive cemetery : Radyoaktif mezarlık. Zararlı radyoaktif malzemenin uygun bir koruma amacıyla depolandığı yer.

Radioactive cloud : Radyoaktif bulut.

İngilizce Radioactive phosphorus Türkçe anlamı, Radioactive phosphorus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Radioactive phosphorus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Radioactive phosphorus synonyms : abamectin, a dna, abdomen, abdominal fat necrosis, abdominal ovariectomy, a crochordon.