Raise the price türkçesi Raise the price nedir

  • Fiyatı yükseltmek.
  • Fiyatı yukarı çekmek.

Raise the price ingilizcede ne demek, Raise the price nerede nasıl kullanılır?

Raise : Kaldırmak. Konusunu açmak. İnşa etmek. Yükseltmek. Yokuş. Büyütmek. Büyütmek (çocuk). Yükselme. Beslemek. Yukarı kaldırmak.

The : Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Price : Fiyat koymak. Paha biçmek. Bir mal ya da işin para ile olan değişim değeri. paranın mal birimini kapsayan eder. Eder. Ücret. Bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörü ile satın alınabilecek para miktarı, diğer bir deyişle bir birim mal, hizmet ya da üretim faktörünün parasal değeri. Karşılık. Fiyatını belirlemek. Değer. Fiyatlandırmak.

Raise the ante : Hisse senetlerini yükseltmek. Bahisi yükseltmek. Bopu artırmak. Fiyatı yükseltmek. Kalitesini artırmak. Para tutarını yükseltmek. (poker) potu yükseltmek. Parayı artırmak.

Raise the blockade : Ablukayı kaldırmak.

Raise the roof : Çok gürültü yapmak. Kıyameti koparmak. Yeri göğü inletmek. Ortalığı inletmek. Kıyametleri koparmak. Bağıra çağıra yakınmak.

The price was : Fiyatı -. -'a toplandı. - değer biçtik.

 

The price of glory : Zaferin bedeli. Bir insanın başarıya karşılık olarak ödemesi gereken bedel.

Raise the elbow too often : Kafayı bulmak.

The price is not reasonable : Bu fiyat hiç mantıklı değil.

İngilizce Raise the price Türkçe anlamı, Raise the price eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raise the price ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Escalates : Çoğalmak. Yükseltmek. Tırmanmak. Çıkmak. Tırmandırmak. Kızışmak. Yükseltmek (fiyat vb'ni). Artırmak. Yükselmek.

Raise the ante : (poker) potu yükseltmek. Para tutarını yükseltmek. Parayı artırmak. Hisse senetlerini yükseltmek. Bopu artırmak. Bahisi yükseltmek. Kalitesini artırmak.

Escalate : Yükseltmek. Yükseltmek (fiyat vb'ni). Çoğalmak. Artırmak. Tırmanmak. Kızıştırmak (savaş veya anlaşmazlık vb). Yükselmek. Kızıştırmak. Kızışmak. Çıkmak.