Razee türkçesi Razee nedir

  • Üst güvertesi çıkarılmış gemi.

Razee ingilizcede ne demek, Razee nerede nasıl kullanılır?

Raze something to the ground : Yerle bir etmek. Taş üstünde taş bırakmamak.

Raze to the ground : Yerle bir etmek.

Raze : Temelinden yıkmak. Tahrip etmek. Yıkıp yerle bir etmek. Dümdüz etmek. Yerle bir etmek. Ortadan kaldırmak. Yıkmak.

Razed : Temelinden yıkmak. Yerle bir etmek. Ortadan kaldırmak. Yerle bir edilmiş. Yıkılmış.

Razes : Tahrip etmek. Dümdüz etmek. Temelinden yıkmak. Yerle bir etmek. Yıkıp yerle bir etmek. Ortadan kaldırmak. Yıkmak.

Brazenly : Yüzsüzlükle. Küstahça. Arsız bir şekilde. Yüzsüz bir şekilde.

Brazening : Utanmaz. Pirinçten yapılmış. Yüzsüz. Pirinç. Tunçtan. Pirinç gibi. Pirinçten. Sarı. Pişkin. Şımarık.

Braze welding : Sert lehim kaynağı. Sert lehim kaynaklaması. Pirinç kaynağı.

Brazen it out : Yüzsüzlüğe vurmak. Pişkinlikle karşılamak. Aldırmayarak geciktirmek. Geçiştirmek. Üzerinde durmamak.

Brazen : Tunçtan. Utanmaz. Yüzsüz. Pirinçten yapılmış. Pirinç. Sarı. Pirinç gibi. Şımarık. Arsız. Küstah.

İngilizce Razee Türkçe anlamı, Razee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Razee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exposition : Arz ve beyan. Fuar. Anlatım. Serimleme. Serim. Açımlama. Sunukluk. Oyunun başlangıç bölümü. seyircilere kişilerin durumlarını, oyunun anlaşılması için geçmişteki olayları sahnedeki olay içine kaynaşmış olarak veren önemli bölüm. Sergi. İzah.

 

Exhibition : Teşhir etme. Sunma. Ortaya koyma. İbraz. Gösteri. Sergi. Ülke ürünlerinin tümüyle gösterilmesi, duyurulmaları ve satılmaları sağlanılmak amacıyla meydana getirilen büyük sataklar. İzhar. Gösterme. Bir ülke, yöre, kesim ve gerçek veya tüzel kişilerin kendine özgü ürünlerinin, tanıtım ve satışı amacıyla ulusal veya uluslararası düzeyde sürekli veya geçici olarak toplu biçimde gösterildiği yer.

Expo : Büyük halka açık gösteri. Sergileme. Sergi. Şerh. Fuar. Yorumlama. İfade. Tefsir. Sergilemek (sanat, ürünler, vs.). Teşhir.

Level : Dengeli. Bir nesnenin bir başkasına göre kimi niceliklerinde ya da konumunda gösterdiği ayrılık derecesi. Namuslu. Yatay. Makul. Sıradüzensel bir düzenlemede, bir öğenin astlık derecesi. Mantıklı. Düzeçlemek. Ölçülen bir niceliğin değişkene bağlı olarak değişiminde ulaştığı düzlük. Yıkmak.

Dismantle : Parçalamak. Boşaltmak. Parçalarına ayırmak. Yürürlükten kaldırmak. Eşyasını boşaltmak. Sökmek. Çıkarmak. Gemi techizatını sökmek. Dağıtmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek.

Tear down : Yerle bir etmek. Yıkmak. Aşağılamak. Eleştirmek. Küçük düşürmek. Alaşağı etmek. Parçalamak. Sökmek. Ana parçalara ayırma. Deforme etmek.

Take down : Kaydetmek. Aşağılamak. Yazmak. Yıkmak. Yutmak. Devirmek. Aşağı götürmek. Parçalarına ayırmak. Sökmek. Not etmek.

 

Destruct : Füze imhası. Tahribat yapmak. İmha edilmek. Kendi kendini imha etmek. Hedefe ulaşmadan imha etmek.

Destroy : Ümidini yıkmak. Kırmak. Kullanılmaz hale getirmek. Tüketmek. Tahrip etmek. Yıkmak. Harap etmek. Yok etmek. Zeval vermek. Helak etmek.

Peepshow : Delikten çıplak kadın izleme. Dikiz şovu.

Razee synonyms : rase, pull down, bulldoze.

Razee zıt anlamlı kelimeler, Razee kelime anlamı

Raise : Kaldırmak. Yükselme. Öndürmek. Zam. Bir araya getirmek. Artırmak. Artış. Yetiştirmek. Dikmek.

Preserved : Masun. Korumak. Konserve yapmak. Korunmuş. Muhafaza etmek. Korunan.

Razee ingilizce tanımı, definition of Razee

Razee kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, to prune or abridge by cutting off or retrenching parts. An armed ship having her upper deck cut away, and thus reduced to the next inferior rate, as a seventy-four cut down to a frigate. As, to razee a book, or an article. To cut down to a less number of decks, and thus to an inferior rate or class, as a ship.