Raze türkçesi Raze nedir

  • Yıkıp yerle bir etmek.
  • Tahrip etmek.
  • Temelinden yıkmak.
  • Ortadan kaldırmak.
  • Yıkmak.
  • Dümdüz etmek.
  • Yerle bir etmek.

Raze ile ilgili cümleler

English: He lied brazenly.
Turkish: Pişkince yalan söyledi.

English: His brazen act of defiance almost cost him his life.
Turkish: Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.

English: The cows grazed in the pasture.
Turkish: İnekler merada otlandı.

Raze ingilizcede ne demek, Raze nerede nasıl kullanılır?

Raze something to the ground : Taş üstünde taş bırakmamak. Yerle bir etmek.

Raze to the ground : Yerle bir etmek.

Razed : Yerle bir etmek. Yıkılmış. Temelinden yıkmak. Ortadan kaldırmak. Yerle bir edilmiş.

Razee : Üst güvertesi çıkarılmış gemi.

Razes : Ortadan kaldırmak. Dümdüz etmek. Yerle bir etmek. Temelinden yıkmak. Yıkıp yerle bir etmek. Tahrip etmek. Yıkmak.

Braze : Lehimleme. Sert lehimlemek. Lehim yapmak veya lehimlemek. Pano bileziği. Panoların yere bağlantısını sağlayan demir bilezik. Pirinç ile lehimlemek. Lehimlemek. Sert lehim. Pirinçle lehimlemek.

Be grazed : Otlanmak. Sıyrılmak.

Braze welding : Sert lehim kaynaklaması. Pirinç kaynağı. Sert lehim kaynağı.

Brazen : Pirinçten. Küstah. Arsız. Utanmaz. Pirinç. Pirinç gibi. Pirinçten yapılmış. Şımarık. Yüzsüz. Tunçtan.

 

Brazenfaced : Pişkin. Yüzsüz. Utanmaz.

İngilizce Raze Türkçe anlamı, Raze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Raze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annihilates : Mahvetmek. Yok etmek. İmha etmek. Yoketmek. Feshetmek. Yenmek. Bozmak. İptal etmek. Elemek.

Razed : Yerle bir edilmiş. Yıkılmış.

Defeat : Boşa çıkarmak. Bozgun. Aşmak. Bozguna uğratmak. Mat etmek. Yenilgiye uğratma. Yenmek. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu.

Bring down : (yönetimi) düşürmek. Vurup indirmek. İndirmek. Düşürmek. Aşağıya indirmek. Azaltmak. Yaralamak. Devirmek. Sürdürmek.

Dashes : Atmak. Dolaştırmak. Atılmak. Vurmak. Fışkırtmak. Düş kırıklığina uğratmak. Kesik çizgi. Kesik çizgiler. Karalamak. Çarpmak.

Abscises : Kesip almak.

Demolish : İmha etmek. Yıkmak yok etmek. Yiyip bitirmek. Yok etmek.

Demolishes : Yok etmek. Yiyip bitirmek. Yıkmak yok etmek. İmha etmek.

Abscising : Kesip almak.

Commission : Terfi. Alım ve satım işlemlerinde yanlar arasında aracılık yapan ve bunları düzenleyen kişilerin bu çalışma ve çabaları karşılığında her iki yandan da aldıkları paralar. Aracı karı. Ismarlamak. Komite. Atama. Bir ticari işlemin gerçekleştirilmesine aracılık eden kişiye hizmeti karşılığında işlem tutarının belli bir oranında yapılan ödeme. Görevlendirmek. Hizmete sokmak. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Raze synonyms : rase, dilapidating, bust up, bulldoze, confounding, demolishing, abolish, destroy, clear off, bash in, raze something to the ground, blow down, annihilated, coventrize, lay waste to, take down, cover up, dismantle, swat, tear down, flatten, blasts, leveled, levels, dash, batter down, razes, raze to the ground, annihilate, level, flattens, swats, break down.

 

Raze zıt anlamlı kelimeler, Raze kelime anlamı

Raise : Kaldırmak. Vergin artışı. Zam. Rampa. Beslemek. Artış. Yukarı kaldırmak. Büyütmek (çocuk). Kabartı. Yükselme.

Raze ingilizce tanımı, definition of Raze

Raze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To obliterate. To erase. A Shakespearean word (used once) supposed to mean the same as race, a root. To efface.