Reach a decision türkçesi Reach a decision nedir

  • Karara ulaşmak.
  • Karara varmak.
  • Bir karara varmak.

Reach a decision ingilizcede ne demek, Reach a decision nerede nasıl kullanılır?

Reach : Ulaşmak. Menzil. -e varmak. Çarpmak. Uzatmak. Vermek. İletişim sağlamak. Vasıl olmak. Yetişmek. İdrak etmek.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). En yüksek not. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Miktar belirtir. Atom ağırlığı.

Decision : Emir. Tüzel karar. İrade. Hakemin türlü davranışlara ve durumlara uyan kuralları uygulaması. Kararlılık. Sonuç. Karar. Bilgisayar, hukuk, voleybol, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Sonyargı. İlam.

Reach a consensus : Görüş birliğine varmak. Fikir birliğine varmak. Fikir birliği yapmak.

Reach agreement : Uzlaşma sağlamak.

Come to a decision : Karara varmak. Adını koymak.

Reach an agreement : Mutabakata ulaşmak. Mutabakat sağlamak. Bağdaşmak. Bir anlaşmaya varmak. Uyuşmak. Mutabakat yapmak. Mutabakata varmak. Anlaşmaya varmak. Anlaşmaya ulaşmak. Anlaşmak.

Arrive at a decision : Bir karara varmak. Karara varmak.

Fail to reach an agreement : Anlaşamamak. Anlaşmaya varamamak.

Adopt a decision : Seçim yapmak. Karar vermek. Karara varmak. Karar almak.

İngilizce Reach a decision Türkçe anlamı, Reach a decision eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Reach a decision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make a decision : Karar vermek. Karar almak.

Judge : Değerlendirmek. Kanısında olmak. Yarış yargıcısı. Tahmin etmek. Değer biçmek. Hüküm vermek. Atma ile atlamalarda denemelerin geçersizliğini saptayan, geçerli denemelerin ölçümünü yaparak çizelgesine geçiren yargıcı. Yargıç. Hükme bağlamak.

Conclude : Bitirmek. Sonuçlandırmak. Anlaşmak. Sona erdirmek. Bağlamak. Sonuç çıkarmak. Anlaşma yapmak. Durdurmak. Hükmetmek.

Determine : Sabitleştirmek. Karar verdirtmek. Azmetmek. Karara bağlamak. Kesmek. Karar vermek. Belirlemek. Neden olmak. Kararlaştırmak.

Form an opinion : Fikir edinmek. Bir karara varmış. Kanaat oluşturmak. Kanaat uyandırmak. Bir sonuca ulaşmış. Bir fikir oluşturmuş. Bir fikir edinmek.

Concludes : Sona erdirmek. Anlaşma yapmak. Bitirmek. Durdurmak. Bitmek. Sonuçlandırmak. Sonuç çıkarmak. Hükmetmek. Sonuçlanmak.

Judging : Muhakeme etmek. Değer biçmek. Hüküm vermek. Karara varma. Yargılamak. Kanısında olmak. Yargılama. Anlam çıkarmak. Değerlendirmek.

Determining : Tamlayan. Belirleyerek. Karara bağlanmak. Kararlaştırmak. Belirlemek. Sabitleştirmek. Saptamak. Belirleme. Neden olmak.

Adopting a resolution : Karar vermek. Seçim yapmak. Karar almak.

Come to a decision : Adını koymak.

Reach a decision synonyms : concluded, determines, arrive at a decision, adopt a decision, made a decision, adopt a resolution.