Recipes türkçesi Recipes nedir

Recipes ile ilgili cümleler

English: I've learned many recipes from today's TV program.
Turkish: Bugünkü TV proğramından birçok yemek tarifleri öğrendim.

Recipes ingilizcede ne demek, Recipes nerede nasıl kullanılır?

Recipe book : Yemek tarifi kitabı.

Recipe for success : Başarının reçetesi.

Recipe : Tertip. Tarifi. Reçete. Yemek tarifi. Plan. Formül. Yöntem. Çare. Yemek tarifesi. Yemek.

Recipient : Alan. Alıcı. Gönderileni alacak olan. Hassas. Duyarlı. Kendisine kan verilen birey. embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient. Resipient. Teslim alan. Alan kimse.

Recipient fax number : Alıcının faks numarası.

Reciprocal curve : Ters eğri.

Reciprocal : İşteş. Karşılıklı. Karşıt. Evrik. Müşterek. Karşıt (matematik terimi). Ters. Resiprokal. Çift taraflı. İki taraflı.

Reciprocal agreement : Mütekabil uzlaşma. İkili anlaşma. Karşılıklı akit.

Recipients : Alan kimse. Alıcı. Alıcılar.

Recipient name : Teslim adı. Alıcının adı. Alıcı adı.

İngilizce Recipes Türkçe anlamı, Recipes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Recipes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prospectus : Tanıtma broşürü. Proje. Broşür. Rehber. Prospektüs. Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi). Tanıtmalık. Tanıtma ilanı. Tarifname.

 

Price list : Fiyat cetveli. Borsa kur cetveli. Fiyat listesi.

Scale : Hesaplamak. Ölçü aygıtları, çizim, çizge vb. üzerine düzgün aralıklarla konan imler. Cetvel. Kazan taşı. Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi. Ölçeklendirmek. Kefe. Tırmanarak çıkmak. Biyoloji, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Ölçü.

Prescription : Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Zaman aşımı. Zaman aşımı ile kazanılan hak. Hukuk, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaç yazma. Hekimin, hasta sahibine verilmek üzere, kullanılmasını tavsiye ettiği ilaçları ve kullanım biçimlerini tarif eden, eczacıya hitaben yazılmış imzalı teknik bir yazı. Önsav. Zamanaşımı. Süreaşımı.

Talk : Söylemek. Görüşmek. Sohbet etmek. Söyleşi. Söz etmek. Konuşmak. Sohbet. Görüşme. Laf etmek. Konuşmak (bir dili).

Tariffs : Gümrük vergisi. Gümrük tarifeleri. Fiyat listesi. Gümrük. Tarifeler.

Scroll : Kaydırmak. Süslü yazı. Helezoni kıvrım. Nöbet cetveli. Merkezleme çenelerini boru çapına göre açıp kapayan setli levha. Liste. Taslak. Kemanın kıvrık ucu.

Perform : Yapmak. Rol yapmak. Tiyatro yapmak. Bir müzik eserini oluşturan notaları sese çevirme. Yerine getirmek. Rol almak. Gerçekleştirmek. İşlemek. Numara yapmak. İcra etme (icra).

Verbalise : Dile getirmek. İfade etmek. Ağız kalabalığı etmek. Sözle ifade etmek. Fazlasıyla konuşkan olmak. Sözelleştirmek. (britanya ingilizcesi) kelimelerle ifade etmek. Fiile çevirmek. Kelimelerle anlatmak (özellikle ağız yoluyla). (gramer) bir kelimeyi fiile dönüştürmek.

 

Prospectuses : Proje. Prospektüs. Tanıtıcı broşür (ingiliz ingilizcesi).

Recipes synonyms : roll off, elocute, rattle down, spiel off, receipts, tariff, perorate, declaim, statement, verbalize, formula, count, formulas, statements, reel off, spell, repeat, spell out, scan, instructions, speak, receipt, utter, echo, formulae, do, say, execute, rattle off, prescriptions, mouth, recipe, scale of charges.