Regnant türkçesi Regnant nedir

Regnant ile ilgili cümleler

English: Am I pregnant?
Turkish: Ben hamile miyim?

English: Ali is pretty sure that he can't become pregnant.
Turkish: Ali onun hamile olamayacağından oldukça emin.

English: Are you pregnant?
Turkish: Hamile misin?

English: Before long, she got pregnant.
Turkish: Çok geçmeden, o hamile kaldı.

English: Ali biked 30 km to the store to buy strawberries for his pregnant wife.
Turkish: Ali hamile eşine çilek almak için mağazaya kadar 30 km bisiklet sürdü.

Regnant ingilizcede ne demek, Regnant nerede nasıl kullanılır?

Be pregnant : Gebe kalmak. Hamile olmak. Anne adayı olmak. Karnı burnunda olmak. Bebek beklemek.

Be pregnant with : (birisine) hamile olmak.

Become pregnant : Hamile kalmak. Avunmak. Gebe kalmak.

Getting pregnant : Hamile kalmak. Hamileliğe başlamak. Gebe kalmak.

Impregnant : Döllemek. Emdirmek. Doyurucu madde. Doyurucu özdek.

Advanced pregnancy : İleri gebelik dönemi. Hamileliğin son üç ayında olan dönem.

Pregnant mare serum gonadotropin : Gebe kısraklarda döl yatağı endometriyal kaplarından gebeliğin 40-15 özellikle 48-8 inci günlerinde bol miktarda salgılanan, aksesör korpus luteumların oluşmasında etkili, güçlü olarak fsh, zayıf olarak da lh etkinliğine sahip glikoprotein yapılı bir hormon, pmsg, ecg, kısrak gonadotropini. veteriner hekimlikte fsh yerine kullanılır. Pmsg. Gebe kısrak serum gonadotropini.

 

Pregnant : Anlamlı. Verimli. Manalı. Bebek beklemek. Karnı burnunda. Hamile. Gebe. Anne adayı. Döl yatağında gelişen bir yavru taşıyan dişi.

Pregnant indemnity : Gebelik yardımı. Güvenceli kadının ya da güvenceli erkeğin güvenceli olmayan eşinin gebeliğinde toplumsal güvenceler kurumunca sağlanan yardımlar.

Make pregnant : Gebe bırakmak. Verimlileştirmek.

İngilizce Regnant Türkçe anlamı, Regnant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regnant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Extensive : Ekstansif. Geniş. Geniş ölçüde yapılan. Uzatılmış. Geniş alan. Büyük. Kapsamlı. Engin. Geniş çaplı.

In effect : Yürürlükte olan. Filhakika. Gerçekten. Gerçekte. Aslına bakılırsa. Tesir itibarıyla. Etki itibariyle. Gerçi. Aslında.

Commonest : Park. Bilinen. Bayağı. Kaba saba. Kaba. Ortak. Alelade. Sıradan. Genel. Adi.

Effectual : Etkin. Etkili. Tesirli. İstenen sonucu veren. Yeterli. İstenilen sonucu veren. Müessir. Etkileyici.

Familiar : Tanıdık. Bildik. Anlayan. Teklifsiz. Senlibenli. Bilen. Fazla samimi. Hizmetçi. İçten.

Imperious : Emir altında tutan. Kaçınılmaz. Çaresiz. Otoriter. Müstebit. Mecburi. Mütehakkim. Amirane. Buyurucu.

Disseminated : Geniş bir alan yayılmış. Disemine. Dağıtılmış. Dağınık. Dağılmış. Bütün organa veya vücuda yayılmış, diffuz, dissemine. Yayılmış.

Dominant : Galip. Hükümran. Baskın. Dominant. Yüksek. Başat. Tesirli. Üstün. Hakim.

 

Sovereigns : Hükümdar. Padişah. Kral. Han. Bağımsız ülke. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Hünkar. İktidardaki parti. İngiliz altın lirası.

Regnant synonyms : hegemon, ruling, current, enactors, sovereign, eligible, all comprehensive, applicable, governing, passable, prevailing, operative, acceptable, enactor, catholic, broader, determinant, commanding, broadest, common, suzerains, uppermost, living, endemic, dominating, admissible, reigning, expansive, ascendent, orthodox, in use, in force, ascendants.

Regnant zıt anlamlı kelimeler, Regnant kelime anlamı

Powerless : Zayıf. Zebun. Güçsüz. Aciz. Beceriksiz. Kuvvetsiz. Kudretsiz. Elinden bir şey gelmez. Nüfuzsuz.

Regnant ingilizce tanımı, definition of Regnant

Regnant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exercising regal authority. Reigning. As, a queen regnant.