Renk görme sapaklıkları nedir, Renk görme sapaklıkları ne demek

Teknik terim anlamı:

Renk görmesi düzgülü bir ölçün renkölçümser gözlemci ile bir kişinin dağıtım eğrileri (bk. dağıtım katsayıları) arasındaki ayırt edilir ayrım (durum ayrılığı), bk. sapak üçrenkçillik, çiftrenkçillik, tekrenkçillik.

Renk görme sapaklıkları anlamı, kısaca tanımı

Renk görme : Bir gözlemcinin değişik renk duyulanmalarını duymaya anık, yetenekli olması. Bir objenin görüntüsünün retinanın sarı benek bölgesine ya da yakınına düşmesi ile parlak ışıkta görülen rengi. Bu bölgede koni hücreleri boldur

Görme : Görmek işi, rüyet.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Sapa : Merkezden uzak, kıyıda köşede kalmış. Gidilen yol üzerinde olmayan, sapılarak varılan. Düzgün olmayan, yolundan sapmış.

Sapak : Bir ana yoldan ayrılan yolun başlangıç noktası. Sapaklığı olan. Akarsuyun kollara ayrıldığı yer.

Sapaklık : Belli bir ölçüye, belli kurala uymama durumu. Hastalık niteliğinde olmamakla birlikte, normalden belirgin durumda sapma gösterme durumu, anomali.

Dağıtım katsayıları : Verilmiş bir renkölçümşel dizgede, bir eşit erke tayfının tek renkli parçacıklarının (elementlerinin) üçrenksel bileşenleri.

Sapak üçrenkçillik : Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koniden birinin düzgülü çalışmaması sonucu, bu üç renkten birini görmede zayıflık, bk. birinci sapaklık, ikinci sapaklık, üçüncü sapaklık.

 

Tekrenkçillik : Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koniden iki türün çalışmaması sonucu renk değil, yalnızca ışıklılıkları algılama durumu; renk körlüğü.

Üçrenkçillik : Kırmızı, yeşil, mavi renklere duyarlı üç tür koninin de düzgülü bir biçimde çalışır olması durumu. bk. çiftrenkçillik, tekrenkçillik.

Renkölçüm : Bir özdekten geçen ya da yansıyan ışığı çözümleyerek o özdeğin özelliklerini inceleme. Derişimi bilinen ve bilinmeyen çözeltilerde ölçün renkte bir ayıraçla oluşturulan renklerin yeğinliklerini karşılaştırarak yapılan çözümleme.

Gözlemci : Dikkatle, eleştirici bir gözle gözlem yapan kimse, müşahit. Gözlemevinde gözlem yapan kimse, rasıt. Teleskop. Bir konferans, kongre vb.ne katılan, genel olarak söz alma ve önerge verme hakkı olmayan, toplantıları kendi veya başkası adına izleyen kimse, müşahit. Bir karşılaşmayı izleyip kurallara uyulup uyulmadığını bildiren rapor yazmakla görevli kimse.

Dağıtım : Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.

Düzgülü : Düzgüye uygun, normal.

Katsayı : Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal. Bir yasayı anlatan formülün yazılışında yer alan, değişmeyen sayı. Cisimlerin fiziksel özelliklerini belirten değişmeyen büyüklükler.

Gözlem : Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.

 

Ayrılı : Ayrılmış olan, ayrı duran, munfasıl.

Ayırt : Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. [Bakınız: ayırdım]. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Diğer dillerde Renk görme sapaklıkları anlamı nedir?

İngilizce'de Renk görme sapaklıkları ne demek ? : defective colour vision