Repelled türkçesi Repelled nedir

Repelled ingilizcede ne demek, Repelled nerede nasıl kullanılır?

Repellency : Geçirmezlik (su vb). İticilik.

Repellent : Savar. Su geçirmez. Geçirmez. Tiksindirici. Uzaklaştırıcı. Püskürtücü. Defedici. Kovucu. Geri atıcı.

Repellently : Püskürtücü bir şekilde. Su geçirmez bir biçimde. Tiksindirici bir şekilde.

Repellents : İtici. Savar. Defedici. Geçirmez. Kovucu. Geri atıcı. Tiksindirici. Püskürtücü. Nahoş. Su geçirmez.

Can i have some insect repellent : Böcek ilacı alabilir miyim.

Repelling blood meal : Temiz, taze hayvan kanından elde edilen, kıl, mide muhtevası, idrar vb. yabancı materyal içermeyen, kandan suyun vakum altında düşük bir sıcaklık yardımıyla, yaklaşık % 30 kuru maddeye ulaşıncaya kadar uzaklaştırıldıktan sonra ılık ve kuru hava akımına püskürtülerek kurutulan, en çok % 8 su ile en az % 85 ham protein içeren bir yan ürün. Püskürtme kan unu.

Shark repellent : Düşmanca bir ele geçirmede teşebbüsleri savuşturmak için şirket yönetimi tarafından kullanılan metodlar (finans). Köpekbalığı uzaklaştırıcı. Şirketin başkalarına devrinin ancak hisse senetleri sahiplerinin çoğunluk onayı ile yapılabileceği hükmü.

 

Dirt repellent : Kirlenmez. Kir itici.

Repellant : Uzaklaştırıcı. İtici.

Insect repellents : Böcek kovucular. Böceksavar. Böcekleri gıdalardan uzak tutan maddeler. Böcek savar.

İngilizce Repelled Türkçe anlamı, Repelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Atomize : Atom bombası atmak. Püskürterek toz haline getirmek. Atomlarına ayırmak. Püskürtmek (sıvıyı). Tozlaştırmak. Atomize etmek. Atomlara ayırmak.

Nauseates : Bulantı vermek. Tiksinmek. Tiksindirmek. Gönül bulandırmak. İğrenmek. Midesini bulandırmak. Mide bulandırmak.

Refuse : Kaçınmak. Döküntü. Refüze etmek. İmtina etmek. Atık. Karşı koymak. Direnmek. Ayak diremek. Çöp. Cerh etmek.

Heft : Kaldırmak. Ağırlık. Siklet. Sıklet. İrilik.

Abnegated : Yadsımak. Tanımamak. İnkar etmek. Yadsınmış.

Goad : Gönder. Teşvik etmek. Dürtmek. Nodullamak. Teşvik. Kışkırtmak. Üvendire ile dürtmek. Galeyana getirmek. Kışkırtıcı şey. Rahatsız etmek.

Controverted : Tartışmak. Karşı gelmek. Çürütmek. Yalanlamak. İtiraz etmek.

Nudge : Dürtme. Hafifçe dürtmek. Hafifçe dürtme. Sürükle. Dürtmek. Dirseklemek. Dirsekle dürtmek. Dürtüklemek. Dirsek ile dürtmek.

Driven : İlerlemeye motive edilmiş. Sürülmüş. Çalışır. Azimli. Çakılmış. Rüzgar tarafından taşınan ve uçurulan (kar tüy vs). Hırslı. İleri sürülmüş. İçten gelen bir dürtü ile zorlanmış. Belli bir doğrultuda yönlendirilen.

Drive away : Kovmak. Arabayla gitmek. Arabayla uzaklaşmak. Savmak.

Repelled synonyms : repulsed, atomising, hefting, foil, cloy, dig into, cast off, decline, abnegate, boosts, elbowing, give back, repels, jostle, atomizes, belches, boost, beg off, hefts, dispel, atomise, refusing, poke, repel, comminute, elbows, hustle, declare off, fustigate, contravened, abnegating, controverting, negatived.

 

Repelled zıt anlamlı kelimeler, Repelled kelime anlamı

Sporadic : Dağınık. Düzensiz olarak oluşan veya seyrek olarak görülen, geniş sahalara yayılmayan veya tek tük görülen. Ara sıra görülen. Sporadik. Seyrek. Hastalığın ara sıra, tek tük görülmesi, geniş alanlara yayılmaması.

Unmotivated : Güdülenmeksizin. İlgilenmeyen. Hiç motivasyonu olmayan. Hiç arzu hissetmeyen. Motivasyonsuz. Motive olmamış. Gerekçesiz. Nedensiz.