Replaced türkçesi Replaced nedir

  • Değiştirildi.
  • Yerine bakmak.
  • Vekalet etmek.
  • Yerini tutmak.
  • Geri ödemek.
  • Değiştirmek.
  • Yerine geçmek.
  • Yerini almak.
  • Ahizeyi yerine koymak.
  • Değiştirilmiş.
  • Yenisiyle değiştirmek.
  • Yerine koymak.
  • Sökülüp değiştirilmiş.

Replaced ile ilgili cümleler

English: Ali replaced a fan belt.
Turkish: Ali fan kayışını değiştirdi.

English: Bill replaced Jim as captain.
Turkish: Bill kaptan olarak Jim'in yerini aldı.

English: Automobiles replaced carriages.
Turkish: Yolcu vagonlarının yerini otomobiller aldı.

English: Have emails replaced letters in today's world?
Turkish: E-mailler günümüzde mektupların yerini almıştır.

English: Ali took some alcohol from the bottle and replaced it with water.
Turkish: Ali şişeden biraz alkol alıp suyla değiştirdi.

Replaced ingilizcede ne demek, Replaced nerede nasıl kullanılır?

Unreplaced : Geri getirilmemiş. Yerine konulmamış. Yeri doldurulmamış. Değiştirilmemiş.

Replace all : Tümünü değiştir.

Replace as you type : Yazarken değiştir.

Replace by : Yer değiştirmek.

Replace current subtotals : Geçerli alt toplamları değiştir.

Replace file : Silinecek dosya. Dosyayı değiştir. Değiştirilecek dosya.

Replace language : Dil değiştir.

Replace existing categories : Varolan kategorileri değiştir.

Replace only numbers : Sadece sayıları değiştir.

 

Replace log : Günlüğü değiştir.

İngilizce Replaced Türkçe anlamı, Replaced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Replaced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Refunding : İade yapmak. Yeniden borçlanma. Geri ödeme. Yeniden sermaye sağlamak. Borcu ödemek için yeniden borçlanma. Geri vermek (para). Eski borcun yerine yeni tahvil çıkartarak borcun vadesini uzatma.

Compensate : Acısını telafi etmek. Tazminat ödemek. Denklemek. Eşitlemek. Bedelini vermek. Tazmin etmek. Telafi etmek. Ödünlemek. Denkleşmek. Dengelemek.

Position : Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Makam. İş. Memuriyet. Sav. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Konum. Yerini belirlemek. Konumlanmak.

Posited : Yerleştirmek. Varsaymak. Belirlenmiş. Konmuş. Farzetmek.

Stand for : Çekmek. Simgelemek. Savunucusu olmak (bir fikirin). Demek olmak. Tutmak. Sineye çekmek. Desteklemek. Göstermek. Anlamına gelmek.

Reimburse : Tazmin etmek. Tazminat vermek. Zararını karşılamak. Telafi etmek. Bedelini ödemek. (parasını) geri vermek. Parasını geri vermek. Mal etmek. Masraflarını karşılamak.

Indemnify : Korumak. Zarar görmeyeceğine dair peşinen kefil olmak. Sigorta ettirmek. Kaybolanı yerine koyma, dokuncayı karşılama, ödencede bulunma. Tazmin etmek. Teminat vermek. Dokunulmazlık vermek. Karşılama. Zararı ödemek.

Relay : Yeniden sermek. Yeniden döşemek. Bir çevrimi uzaktan açıp kapamak için kullanılan akımmıknatıssal aygıt. Posta. Kontervizör. Nöbetleşe çalışan şey. Yedek at. Onarmak. Bayrak yarışı.

 

Alternate : Bir öteki. Sıra ile yapmak. Birbirini sırayla izlemesini sağlamak. Bir o. Değişmek. Almaşık. Münavebeli. Değişimli. Birbirini izlemek.

Replace : Yenisini takmak. Yenilemek. Hastalanan ya da gelmeyen bir oyuncunun rolünü oynamak. Yer değiştirmek.

Replaced synonyms : supervene upon, commutate, posit, barter, changed, deputising, sit in for, alternates, represented, hold the fort, positing, displace, go on, repay, prevails, sit in, subbed, lay, relayed, exchanged, cut in, come after, compensates, bestowing, prevail, supposititious, interlarded, substitute for, reimbursed, indemnifies, affect, repaying, repays.

Replaced zıt anlamlı kelimeler, Replaced kelime anlamı

Precede : -den üstün olmak. Önce davranmak. Önce olmak. Önce gelmek. Önünde olmak. -den önce gelmek. Önde olmak. Önünde gitmek. -den önde yer almak. Üstün olmak.

Unrelated : İlgisiz. Akraba olmayan. Alakasız. İlişkisiz. Akraba dışı. Namahrem. İlişkilendirilmemiş. Na-mahrem. Bağlantısız. Birbiri ile ilişkisi olmayan.