Residuary türkçesi Residuary nedir

Residuary ingilizcede ne demek, Residuary nerede nasıl kullanılır?

Residuary estate : Mal bölümünden sonra açıkta kalan mülk. Ölünün borçları ödendikten sonra vasiyet olunan mal.

Residuary legatee : Arta kalanı alan mirasçı. Net gelir mirasçısı.

Residua : Çökelti. Posa. Döküntü. Tortu. Bakiye. Kalan.

Residual : Alacak ve borç arasındaki fark, kalan, artık. Kalıntı. Çökelti. Tortu şeklindeki. Artık. Artan. Bakiye. Kalıcı. Tortu.

Residual air : Artık hacim. Rezidüel hava.

Residual induction : Artık indüksiyon. Doyurucu mıknatıslama alanı kalktıktan sonra bir denekte kalan mıknatıssal irkilim. Artık irkilim. Artık endüksiyon.

Residual error rate : Kalan hata oranı. Artık hatası oranı. Kalıntı hata oranı. Sezilmemiş hata oranı. Algılanmamış hata oranı.

Residual cyst : Rezidüel kist. Diş çekimlerinde sonra dişi yuvasına tespit eden kollajen ipliklerin kalıntılarından gelişen yarı sıvı materyal içeren kese benzeri yapı.

Residual body : Rezidüel cisimcik. Lizozom içindeki sindirilememiş madde. içerisinde sindirilmemiş materyal içeren ikincil lizozom.

Residual element : Kalıcı öge. Artık öge.

İngilizce Residuary Türkçe anlamı, Residuary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residuary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Heartily : Fazlasıyla. Candan. Çok. Gayretle. İştahla. Aşırı derecede. İçtenlikle. Cesaretle. İstekle.

Chuffing : Çok. İntizamsız yanış. Lanet. Kesikli yanma. Lanet olasıca. Gürültülü yanış.

Left : Be.sola. Sol tarafa. Kalmak. Sol. Sola. Bırakılan. Sol taraf. Soldaki. Sol kanat.

Balance of an account : Hesap bakiyesi.

Residua : Tortu. Posa. Çökelti. Döküntü.

Residue : Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Kalan kısım. Tortu. Belirli bir işlem sonucunda geriye kalan, artan. Bir kimsyasal tepkimeden sonra arta kalan, işe yaramayan özdekler. Net tereke. Küspe. Çökelti.

Escalating : Kötüleştirici. Artma. Çoğalan. Ağırlaştırıcı.

Accrescent : Çoğalan. Büyüyen. Akresent.

Escalatory : Yükselen.

Margin : Hudut. Marj. İhtiyat akçesi. Sayfa kenarındaki boşluk. Kenar boşluğu. Tolerans. Kenarlık. Toplam keseği. Pay. Ayrım.

Residuary synonyms : any more, remainder, interloper, considerable, incremental, residual, enhanced, any longer, remaindered, odder, excrescences, dregs, exorbitance, ever after, left overs, excrescence, odd, remnants, left over, left behind, ex, increscent, accelerating, arrear, excesses, effluent, remaindering, much, margins, growing, leftover, remaining, above.

Residuary ingilizce tanımı, definition of Residuary

Residuary kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the residuary advantage of an estate. As, residuary matter. Consisting of residue. Pertaining to the residue, or part remaining.