Resting potential türkçesi Resting potential nedir

  • Durgun potansiyel.
  • Eylemsizlik potansiyeli.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir hücrenin nörotransmitter ya da herhangi bir sinyal ile uyarılmaksızın ve faaliyet potansiyeli olmaksızın zardaki elektrik potansiyeli.

Resting potential ingilizcede ne demek, Resting potential nerede nasıl kullanılır?

Resting : Dingin. Vücut ağırlığının gergin ya da bükülü kollar üzerine dayalı ve askıda bulunduğu durum. Dayanma.

Potential : Gizli. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Güç. Potansiyel. Gizil güç. Açığa çıkmamış. Gizil. Kütle çekimi gibi bir kuvvet alanı içinde bulunan birlim kütleyi sonsuzdan, belirli bir noktaya getirebilmek için gerekli işle ölçülen erke değeri. Gizilgüç. Durum ya da konuma bağlı eylem yeteneği. toprak ya da bir yüksekten sonsuz uzaklık gibi ölçünlere göre belirlenen ve elektrik ya da mıknatıssal olan yeğinliğinin bir uzaklık boyunca eski tümleviyle verilen bağıl nicelik.

Resting membrane potential : Sükun potansiyeli. İstirahat zar potansiyeli. Bir uyaran olmaksızın, uyarılabilen bir hücre zarının iç ve dışı arasındaki voltaj farkı, sükun potansiyeli.

Resting place : Misafirhane. Tahtalı köy. Dinlenme yeri. Motel. Bamya tarlası. Mola yeri. Pansiyon.

Resting position : Dinlenme pozisyonu.

Resting stage : Sakinlik devresi. Uygun olmayan çevre şartları dolayısıyle, organizmanın hayati faaliyetlerini geçici olarak yavaşlatması. Dinlenme evresi.

 

İngilizce Resting potential Türkçe anlamı, Resting potential eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resting potential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Resting potential synonyms : abductor muscle, aardwolf, aardvarks, aardvark, abiotic environment, a chromosome.