Roles türkçesi Roles nedir

Roles ile ilgili cümleler

English: Ali believes in traditional gender roles.
Turkish: Ali geleneksel cinsiyet rollerine inanır.

English: He tried to play two roles at the same time and failed.
Turkish: Aynı anda iki rolü oynamaya çalıştı ve başarısız oldu.

English: When we think of the traditional roles of men and women in society, we think of husbands supporting the family, and wives taking care of the house and children.
Turkish: Ne zaman kadın ve erkeklerin geleneksel rollerini düşünsek, ailesine destek olan kocalar ve de aile ve çocuklarına bakan karılar aklımıza gelir.

English: Television and newspapers play complementary roles.
Turkish: Televizyon ve gazeteler tamamlayıcı rol oynuyorlar.

English: Everyone claims that it's harder to play comic roles than others, but that's not true at all. Doing a good job is always difficult, in any area.
Turkish: Herkes komik roller oynamanın diğerlerinden daha zor olduğunu iddia ediyor fakat bu hiç doğru değil. Herhangi bir alanda, iyi bir iş yapmak her zaman zordur.

Roles ingilizcede ne demek, Roles nerede nasıl kullanılır?

Exchanged roles : Değiş tokuş edilen fonksiyonlar. Değişilen roller. Takas edilen roller.

Banderoles : Küçük bayrak. Bandrol. Flandra. Bandrollü.

Barcaroles : Barkarol. Venedik gondolcularının şarkısı.

 

Casseroles : Toprak veya cam kapta pişirilen yemek. Kulplu tencere. Fırında kullanılan cam kap. Fırında kullanılan kap. Derin saplı porselen kap. Tencere tava çalarak yapılan protesto eylemi. Güveç. Kasserol.

Centrolesithal egg : Böcek yumurtalarında olduğu gibi, vitellüs maddesinin yumurtanın merkezine toplandığı bir yumurta tipi. Sentrolesital yumurta.

Escaroles : Genellikle salatalarda kullanılan bitki türü. Hindiba.

Steroles : Bitkisel ve hayvansal lipitlerin sabunlaşmayan kısımlarının başlıca bileşenlerinden olan, zoosterol, ergosterol ve fitosterol olmak üzere üç ayrı grupta değerlendirilen, steran halkası tiçeren katı yapıda bir lipit sınıfı, sterinler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Steroller. Üçüncü karbonuna bir alkolik hidroksil grubu, 1 karbonuna da bir alifatik yan zincir bağlanmış bir steroit. bunlardan ergasterol mantarlarda, kolesterol hücre zarında, fitosterol bitkilerde bulunur.

Fumaroles : Tüten delik. Tüten. Kraterinden gazlar çıkan volkan. Yanardağ hasarı. İçinden gazların sızdığı volkanik krater. Sadece sülfürlü gazlar çıkan volkan krateri. Su ve buhar çıkışı. Fümerol. Fümarol.

Electroless nickel : Elektriksiz nikel.

Electroless nickel plating : Elektriksiz nikel kaplama.

İngilizce Roles Türkçe anlamı, Roles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office : Hizmet. Kalem. Büro. Bölüm (orun). İma. Çalışma yeri (ofis). Makam. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Bakanlık. Görev.

 

Function : Fonksiyon. Herhangi bir şeyin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev. İzlev. İşlevini yerine getirmek. İşlev görmek. Görev yapmak. Fonksiyonlarını yerine getirmek. İş. Bir organın normal olarak yaptığı görev. Çalışmak (makine).

Second fiddle : Ecede rol oynayan. İkinci derecede rol oynayan.

Heavy : Başrol oyuncusu. Beceriksiz. Ağır. Yoğun (trafik). Ağırlıklı. Fedai. Ağır çekmek. Şiddetle. Ağır şekilde. Çok.

Portrayal : Tarif etme. Tasvir. Betimleme. Tanımlama. Ayrıntıların gösterilmesi. Resmini yapma. Resmetme. Rolünü oynama.

Place : Sorumluluk. Ev. Yazdırmak. Hane. Basamak. Kim olduğunu çıkarmak. Statü. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Oturtmak. Mekan.

Title role : Oyuna adını veren karakter. Başrol. Bir oyunun gelişmesinde asal katkısı olan rol. Oyuna adını veren rol. Oyuna adını veren bölüm.

Personation : Karakteri canlandırma. Oynama. Taklit etme. Kendini başka türlü tanıtma. Sahte unvan takınma. Canlandırma. Sahte isim kullanma.

Ploying : Sefer. İş. Girişim. Hile. Manevra. Dalavere. Numara yapma. Taktik.

Ingenue : Saf kız. Genç kız rolü. Saf kız rolü.

Roles synonyms : minor role, hat, role, ploy, histrionics, capacity, position, hero, portfolio, part, baddie, name part, pretence, heroine, lieu, theatrical role, duty, lines, persona, characterization, status, enactment, villain, bit part, character, stead.

Roles zıt anlamlı kelimeler, Roles kelime anlamı

Uselessness : Kullanışsızlık. Yararsızlık. İşe yaramazlık. Faydasızlık. Hayırsızlık. Yaramazlık. Boşunalık. İşlevsizlik.

Functional : Fonksiyonel. Görevci. İş görür. Görevsel. Pratik. Görevini yapar. İşlevsel. Ameli. Kullanışlı. Eylem veya işlevle ilgili olan. hastalıkta işlevi etkileyen, ancak yapısını bozmayan.

Inutility : Faydasızlık. Yararsızlık.

Roles antonyms : nonfunctional, inactivity.