Rousting türkçesi Rousting nedir

Rousting ingilizcede ne demek, Rousting nerede nasıl kullanılır?

Proustite : Prustit.

Roust : Güçlü ve şiddetli dalga. Güçlü akım veya cereyan. Dip dalga (isyan vb). İsyan çıkarmak.

Roustabout : İskele hamalı. Niteliksiz işçi. Yanaşma. Vasıfsız işçi. Gemi işçisi. Rıhtım işçisi.

Roustabouts : İskele hamalı. Rıhtım işçisi. Gemi işçisi. Niteliksiz işçi. Yanaşma. Vasıfsız işçi.

Rousted : Dip dalga (isyan vb). Kızdırmak. Uyandırmak. Çıkarmak. Rahatsız etmek. Güçlü ve şiddetli dalga. İsyan çıkarmak. Kaldırmak. Yatağından çıkarmak. Canlandırmak.

Roused : Canlandırmak. Telaşlandırmak. Uyanmak. Yatağından çıkarmak. Uyandırmak. Tahrik etmek. Kışkırtmak. Çalkalamak. Canlanmak. Yuvasından çıkarmak.

Rousing : Uyandırıcı. Heyecan verici. Kocaman. Canlı. Uyandırma. Hareketlendirici. Büyük. Faal. Milleti heyecanlandıran.

Rousers : Dalavere. Sansasyon. Heyecanlı olay. Uyandıran. Üçkağıt. Kuyruklu yalan.

Rousingly : Büyük bir şekilde. Canlı olarak. Heyecan verici bir biçimde. Heyecanlı bir şekilde. Tahrik edici bir şekilde. Uyarıcı bir şekilde. Uyandırarak. Heyecanlandırıcı bir şekilde.

 

Rous sarcoma virus : Rous sarkoma virüs. Özellikle kanatlılarda fibrosarkomlara neden olan retroviridae ailesinde bir virüs.

İngilizce Rousting Türkçe anlamı, Rousting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rousting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Braced : Desteklenmiş. Germeli. Zindeleştirmek. Desteklemek. Güçlendirmek. Bağlamak. Neşelendirmek. Desteklenen. Hazırlanmış.

Bare : Boş. Açılmak. Yalın. Açmak. Açığa çıkartmak. Gözle görülür hale getirmek. Açık. Soymak. Süssüz.

Awakening : Uyandıran. Uyandırıcı. İkaz. Bilinçlenme. Uyanma. Uykudan kalkma. Uyanış.

Rouse : Uyanmak. Kışkırtmak. Uyarmak. Canlanmak. Tahrik etmek. Harekete geçirmek. Çalkalamak.

Antagonise : Düşman etmek. Husumeti tahrik etmek. Husumete sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Karşı çıkmak. Düşmanlığa sebep olmak. Kışkırtmak. Karşı koymak. Aleyhine çevirmek.

Awakenings : Bilinçlenme. Uyanış. Uyanma. İkaz. Uyandıran. Uykudan kalkma. Uyandırıcı.

Dwelling : Yapı. Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Mesken. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Ev. Oturma. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Mukim.

 

Bothering : Sinir etmek. Sinir bozmak. Musallat olmak. Müziç. Can sıkmak. Baş belası olmak. Üzülmek. Rahat vermemek. Daraltmak.

Angering : Hiddetlendirmek. Öfke. Öfkelendirmek. Sinirlendirmek. Sinir. Kızgınlık. Darıltmak. Fitil vermek. Hiddet.

Roused : Yuvasından çıkarmak. Tahrik etmek. Çalkalamak. Canlanmak. Kışkırtmak. Telaşlandırmak. Uyanmak.

Rousting synonyms : pied a terre, living accommodations, manufactured home, living quarters, tract housing, mobile home, abode, disabuse, conjure up, boost, accelerates, annoys, hospice, axe, brought out, ail, bruit about, condominium, bite, annulling, bestir, antagonised, abrogates, awakes, rousted, abrogate, badgered, dwelling house, brisk, accelerate, shelter, procedure, awakened.

Rousting zıt anlamlı kelimeler, Rousting kelime anlamı

Extraordinary : Özel olarak görevlendirilmiş. Fevkalade. Nadir. Harikulade. Olağanüstü. Garip. Müstesna. Alışılmamış. Özel. Olağandışı.

Nondevelopment : Kalkınmama. Gelişmeme.