Rousts türkçesi Rousts nedir

  • Güçlü ve şiddetli dalga.
  • Güçlü akım veya cereyan.
  • İsyan çıkarmak.
  • Dip dalga (isyan vb).

Rousts ingilizcede ne demek, Rousts nerede nasıl kullanılır?

Roust : Dip dalga (isyan vb). Güçlü akım veya cereyan. Güçlü ve şiddetli dalga. İsyan çıkarmak.

Roustabout : Niteliksiz işçi. Gemi işçisi. İskele hamalı. Yanaşma. Vasıfsız işçi. Rıhtım işçisi.

Roustabouts : Niteliksiz işçi. Vasıfsız işçi. Yanaşma. Rıhtım işçisi. İskele hamalı. Gemi işçisi.

Rousted : Çıkarmak. Güçlü ve şiddetli dalga. Yatağından çıkarmak. Canlandırmak. Uyandırmak. Dip dalga (isyan vb). Kızdırmak. Rahatsız etmek. Kaldırmak. İsyan çıkarmak.

Rousting : Kaldırmak. Canlandırmak. İsyan çıkarmak. Kızdırmak. Dip dalga (isyan vb). Çıkarmak. Yatağından çıkarmak. Güçlü ve şiddetli dalga. Rahatsız etmek. Uyandırmak.

Rouses : Kışkırtmak. Uyanmak. Kızdırmak. Yuvasından çıkarmak. Çalkalamak. Canlandırmak. Uyandırmak. Tahrik etmek. Canlanmak. Yatağından çıkarmak.

Roused : Kışkırtmak. Yatağından çıkarmak. Uyandırmak. Uyanmak. Yuvasından çıkarmak. Çalkalamak. Canlanmak. Tahrik etmek. Canlandırmak. Telaşlandırmak.

Proustite : Prustit.

Rousers : Kuyruklu yalan. Dalavere. Üçkağıt. Sansasyon. Uyandıran. Heyecanlı olay.

Rouser : Üçkağıt. Kuyruklu yalan. Heyecanlı olay. Sansasyon. Uyandıran. Dalavere.

 

İngilizce Rousts Türkçe anlamı, Rousts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rousts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Circuit : Gezici hakim. Çevril bir devinimle tümlenen oluşum ya da süreç.. Tur atmak. Çıngı devresi. Halka. Turneye çıkmak. Devre. Elektriğin bir yöne akışı. Daire çevresi. Turne.

Direction : İdare. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Tembih. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Kontrol. Emir. Yön. Müdürlük. Yönelti. Yönerge.

Rebel : Baş kaldırmak. Asilik etmek. İsyancı. Ayaklanmak. Karşı gelmek. Başkaldırmak. Asi. İsyankar. İsyan etmek.

Rebeller : Karşı gelmek. Asi. Başkaldırmak. İsyancı. Ayaklanmak. İsyan etmek. İsyankar. Baş kaldırmak. Asilik etmek.

Skyway : İki bina arasındaki köprü. İki binayı birbirine bağlayan köprü. Asma yol. Tenek yolu. Havayolu.

Line : Çizgi. Bir sokaktaki yapıların, birbirine bakarak içerde ve dışarda yerleşmelerini önlemek, sokağa koşut ve sokaktan eşit uzaklıkta yer almalarını sağlamak üzere, önyüz çizgilerinin çakışması ya da koşut gitmesi istenen varsayımsal çizgi. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Sahne yukarısındaki palangalar yoluyla sarkıtılıp çekilebilen, genellikle çelikten yapılmış halat. Satır. Tenis, futbol, bilgisayar, bilişim, masa tenisi, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Dizmek. Kırıştırmak. Astarlamak.

 

Orbit : Yörüngeye sokmak. Yörüngeye oturtmak. -in etrafında bir yörüngede dönmek. Bohr kuramına göre atom çekirdeği çevresinde elektronların yer alabileceği erke düzeyleri ya da erke kabuklarına verilen ad. Ağınım kuvveti etkisi altında bulunan bir gökcisminin, uzayda izlediği kapalı yörünge. bir eksiciğin yük çekimi etkisinde öğecik çekirdeğinin çevresinde izlediği kapalı yörünge. Yörüngesine almak. Dolanca. Yörüngeye oturmak. Faaliyet sahası. Göz.

Electron orbit : Eksicik dolancası. Bir eksiciğin, bir öğecik çekirdeği çevresinde dolanırken izlediği kapalı yörünge. Elektron yörüngesi.

Beat : Vurmak. Volta vurmak. Açmak (yol). Çırpmak. Pataklamak. Çalmak (davul). Güdülen amaca göre, namlunun ortaya da esnek bölümü ile, karşı namluya birden yapılan vuruş. Vuruş. Çırpma. Geçmek.

Air lane : Tenek geçidi. Havanın içinde dolaştığı geçit yolu (tıp veya medikal terimi). Hava yolu. Belirli hava yolu. Vantilatör bacası. Hava şeridi. Hava geçidi. Hava uçağı yol aldığı güzergah.

Rousts synonyms : paper round, pan roast, supply line, paper route, line of march, celestial orbit, approach pattern, migration route, feeder line, data track, supply route, line of fire, traffic pattern, bus route, line of flight, fairway, track, pattern, revolt, main line, beeline, airway, roust, itinerary, crosscut, flight path, rousted, cook, rousting, trade route, flyway, way, round.

Rousts zıt anlamlı kelimeler, Rousts kelime anlamı

Rest : Dikmek (bakış). Çıkarmak. Kalanlar. Oturtmak. Durmak. Mola vermek. Kalan. Yaslanmak. İstirahat. Sükun.

Rustless : Pas tutmaz. Paslanmaz. Passız. Pas tutmamış.