Rovers türkçesi Rovers nedir
- Serseri.
- Serüvenci.
- Kaba bükme makinesi.
- Hedef (okçuluk).
- Uzun mesafe hedefi (okçuluk).
- Gezgin.
- İzci (ergin).
- Serseri kimse.
- Korsan.
- Gezgin kişi.
- Oradan oraya göçen kişi.
- Gezginci.
- Avare.
Rovers ile ilgili cümleler
English: In spite of the controversy it gave place to, the question still remains open.
Turkish: Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.
English: Ali doesn't like controversy.
Turkish: Ali tartışmayı sevmez.
English: It was a controversial decision.
Turkish: Bu tartışmalı bir karardı.
English: He was criticized for voicing such a controversial opinion.
Turkish: Böyle tartışmalı bir görüşü dile getirdiği için eleştirildi.
English: Land Rovers are the least reliable cars in the world.
Turkish: Land Rover'lar dünyada en az güvenilir arabalardır.
Rovers ingilizcede ne demek, Rovers nerede nasıl kullanılır?
Active introversion : Aktif içedönme. Aktif içedönüklük.
Approvers : Onaylayanlar. İtirafçı. Ortağını ele veren tanık.
Beyond controversy : Kesinlikle. Şüphesiz. Tartışılamaz. Tartışma götürmez. Tartışmasız.
Controverse : Tartışmak. Çekişmek.
Controversial : Tartışmaya yol açan. Tartışmalı. Anlaşmazlığa neden olan. İhtilaflı. Münakaşacı. Çekişmeli. Su götürür.
Drovers : Davar çobanı. Sürücü. Celep. Hayvan idarecisi. Sığır çobanı. Sürüyü pazara götüren kimse. Sığırtmaç. Davar tüccarı. Çoban. Hayvan sürüsü idare eden kişi.
Extroversive : İlgi ve alakasını dışarıya yöneltme eğiliminde olan (pisikoloji). Dışa yönlenmiş. Dışadönük yaradılışta olan. Dışa dönük. Dışa yönlendirilmiş.
Controversialist : Münakaşacı. Tartışma yanlısı kimse. Polemikçi.
Controversially : Su götürür bir biçimde. Tartışmaya neden olan bir biçimde. Çekişmeli olarak. İhtilaflı bir şekilde. Kavgacı bir şekilde. Tartışmalı bir şekilde.
Dextroversion : Sağa döndürme. Dekstroversiyon.
İngilizce Rovers Türkçe anlamı, Rovers eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rovers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Watercourse : Çay. Dere. Ana suyolu. Suyolu. Nehir yatağı. (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Yatak. Akarsu ya da kanal. Su.
Sheet : İskotasını çekmek. İskota. Kağıt yaprağı. Örtmek. Levha. Çarşaf örtmek. Yatak çarşafı. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Tabaka.
Veneer : Kaplama. Ağaç kaplama. İnce kaplamalık tahta. Kaplama yapmak. Cilalamak. Kaplamak. Maske. Kaplama maddesi. Sırlamak.
Adrift : Rüzgara kapılmış. Kendi haline bırakılmış. Geminin sürüklenmesi. Akıntı etkisiyle sürüklenen. Sürüklenmiş. Başıboş. Akıntı ve rüzgarla sürüklenmiş. Akıntıya kapılmış.
Overlay : Üzerine sürmek. Bindirmek. Üzerine yatırmak. Kaplama. Katman. Fazla yüklemek. Örtü. Üstüne yüklemek. Üstüne kurulan. Üstyazım.
Pedlar : Çerçi. Dağıtıcı. İşportacı. Lafçı. Boşboşçu. Seyyar satıcı. Dedikoducu. Tablacı.
Adventurer : Dalavereci. Spekülatör. Maceraperest kişi. Maceraperest kimse. Vurguncu. Dolandırıcı. Maceracı. Maceraperest.
Spray : Püskürtülen ilaç. Toz halinde serpmek. Sprey boya ile boyamak. Sprey sıkmak. Püskürtülen sıvı. Püskürtücü. Sprey (serpinti halindeki). Serpinti. Sprey.
Oil : Yağ sürmek. Sıvıyağ. Yağcılık yapmak. Yağ. Sıvı yağ. Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester. sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad. Petrol. Zeytinyağı. Küspe. Pohpohlamak.
Drifter : Başıboş. İpi kırık. Aylak. Bir tür balıkçı teknesi. Sapı silik. Trol balıkçı teknesi. Akıntıya kapılmış gemi.
Rovers synonyms : beplaster, plank over, plaster over, mound over, blinker, filibusters, daub, filibustering, explorer, canvas, plank, dalliers, gallivanter, roamers, hijacker, wrap up, globetrotter, a bad lot, wanderer, wrap, mobile, rover, circuiter, mulch, tile, filibustered, lag, laminate, dawdler, hacker, dossers, drifters, surround.
Rovers zıt anlamlı kelimeler, Rovers kelime anlamı
Uncover : Üstünü açmak. Kapağını açmak. Meydana çıkarmak. Şapka çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Açmak. Örtüsünü açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Deşifre etmek.
Unmask : Maskesini çıkarmak. Maskesini indirmek. Açmak. Foyasını ortaya çıkarmak. Maskesini düşürmek. Maskesini çıkartmak. Foyasını meydana çıkarmak. Gerçek kişiliğini ortaya çıkarmak. Gerçek yüzünü görmek. Foyasını çıkarmak.
Deregulate : Kısıtlamaları kaldırmak. Hükümet kontrolünden çıkarmak. Devlet denetimini azaltmak. Kısıtlayıcı şartları kaldırmak. Denetimi kaldırmak ya da azaltmak. Devlet denetimini kaldırmak.

Bu kısımda Rovers kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rovers ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rovers anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rovers ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.