Roves türkçesi Roves nedir

Roves ile ilgili cümleler

English: I don't care if Tom approves or not.
Turkish: Tom'un kabul edip etmemesi umurumda değil.

English: I hope my Spanish improves quickly.
Turkish: Umarım İspanyolcam hızlıca gelişir.

English: Hah, that proves I was right!
Turkish: İşte, o benim haklı olduğumu kanıtlıyor!

English: Exercise improves health.
Turkish: Egzersiz sağlığı geliştirir.

English: Ali approves.
Turkish: Ali onaylar.

Roves ingilizcede ne demek, Roves nerede nasıl kullanılır?

Approves : Onaylar. Beğenmek. Uygun bulmak. Kabul etmek. Onamak. Onaylamak. Uygun görmek. Razı olmak. Uygun bulur. Tasvip eder.

Disapproves : Kabul etmemek. Tasvip etmemek. Kınamak. Onaylamamak. Beğenmemek. Karşısında olmak. Uygun görmemek. Reddetmek. Onamamak.

Disproves : Aksini ispat etmek. Yanlış olduğunu kanıtlamak. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Yalanlamak. Tersini ispat etmek. Çürütmek. Aksini ispatlamak. Aksini kanıtlamak.

Droves : Yığın. Kalabalık. Sürü.

Groves : Koru. Ağaçlık.

Roved : Başıboş dolaşmak. Avare dolaşmak. Gezinmek. Dolaşmak. Gezmek. İplik bükmek. Dolanmak. Göz gezdirmek. Yün taramak. Cıvata pulu.

 

Proves : Sağlamasını yapmak. İspat etmek. Kanıtlamak. Sınamak. Denemek. Anlaşılmak. Çıkmak. Göstermek. Ortaya koymak. İspatlamak.

Troves : Hazine. Sahipsiz define. Kolleksiyon. Define.

Rover : İzci (ergin). Oradan oraya göçen kişi. Uzun mesafe hedefi (okçuluk). Serseri kimse. Gezgin kişi. Hedef (okçuluk). Kaba bükme makinesi. Gezginci. Serüvenci. Korsan.

Mangroves : Rizofora. Mangrov. Hindistansakızağacı.

İngilizce Roves Türkçe anlamı, Roves eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ambulated : Yürümek. Dolaşıp durmak.

Comb : Kaşağılamak. Taraklamak. Ayırmak. Tarak. Aramak. Taranmak. Arayıp taramak. Tarak vurmak.

Gadding : Sürtmek. Eğlence peşinde koşmak. Üvendire. Sivri demir. Serserilik yapmak. Sivri uçlu demir.

Wander : Belli bir amacı olmadan dolaşmak-gezmek. Yolunu şaşırmak. Sayıklamak. Sapmak. Amaçsızca gezinme. Kıvrıla kıvrıla gitmek. Abuk sabuk konuşmak. Dalıp gitmek. Kaybolmak.

Moseys : Ayrılmak. Dolanıp durmak. Gitmek.

Bugger about : Gıcık etmek. Salakça davranmak. Aylak aylak dolanmak. Sürtmek.

Lounge around : Yayılıp oturmak. Tembelce uzanmak. Kaytarmak. Boş boş gezinmek. Tembellik etmek. Boş gezmek. Avarelik etmek. Aylakça vakit geçirmek. Aylaklık etmek.

Go around : İnsandan insana yayılmak. Yeterince olmak. Salgın olmak. Ele almak. Gezinme. Herkese yetmek. Yayılmak. Yaygın olmak. Çok kişiye bulaşmak (hastalık).

Knock about : Hırpalamak. Tartaklamak. Tekrar tekrar vurmak. Çeşitli ve arka arkaya taklalar, düşürmeler, yuvarlanmalar ve zıplamalarla gelişen güldürücü sözsüz oyun. Zincirleme taklaların tümüne verilen ad. Kaba davranmak. Yalan söylemek. Bulunmak. Dövmek. Çıkmak.

 

Mill : Çırpmak. Haddelemek. Değirmende öğütmek. Değirmenden geçirmek. Öğütücü. Öğütmek. Çentiklemek. Diş diş yapmak (paranın kenarını). Tırtıklamak.

Roves synonyms : locomote, jazz around, err, traveller, roved, cast, roam, go about, meandered, gads, cruise along, tramp, rambled, jaunt, cruise, loafs, bird of passage, glancing, dredged, lounge about, hiked, meanders, groom, card, look over, dredge, divagating, jaunts, glance at, ramble, nomad, circulated, stroll.

Roves zıt anlamlı kelimeler, Roves kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.