Run the risk of türkçesi Run the risk of nedir

  • Göze almak.

Run the risk of ile ilgili cümleler

English: Tommy did not want to run the risk of losing his job.
Turkish: Tommy, işini kaybetme riskini göze almadı.

English: If George doesn't stop smoking, he will run the risk of developing lung cancer.
Turkish: Eğer George sigara içmeyi bırakmazsa akciğer kanseri gelişme riskini göze alır.

English: They were ready to run the risk of being shot by the enemy.
Turkish: Onlar düşman tarafından vurulma riskini göze almaya hazırdılar.

Run the risk of ingilizcede ne demek, Run the risk of nerede nasıl kullanılır?

Run : Sızmak. Kullanmak. Geçip gitmek. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Sürmek. Sürü halinde gitmek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Yürürlükte olmak. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Gidip gelmek (arasında).

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

Risk : Tehlikeye atmak. Riske etmek. Zarar olasılığı. Sigorta edilen. Oynamak. Güvencelendirilen kişinin karşılaşacağı ve güvencecinin de sözleşmesi koşullarına göre ödemeği yüklendiği dokuncalar. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tehlike. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. İktisadi karar birimlerinin verecekleri kararlar sonucunda ortaya çıkacak getiriyi olumsuz etkileyebilecek olayların gerçekleşme olasılığı, diğer bir deyişle olayların gerçekleşme olasılığının bilindiği durum. krş. belirsizlik.

 

Of : -dan. -li. Li. -den. İle ilgili. In. Nin. Karşı. -in. Den.

At the risk of : Göze alarak. -mek pahasına. Pahasına. Mek pahasına.

Run the gamut : Her türü olmak. Her çeşidi olmak. Başından geçmek.

Run the gauntlet : Eleştirililere göğüs germek. Tehlikesini göze almak. Sıra dayağı yemek.

İngilizce Run the risk of Türkçe anlamı, Run the risk of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run the risk of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Envisage : Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlanmak. Öngörmek. Zihninde canlandırmak. Planlamak. Kafasında canlandırmak. Tasavvur etmek. İmgelemek. Tahayyül etmek. Usunda canlandırmak.

Chancing : Şans eseri olmak. Riske girmek. Olanak. Fırsat. İhtimal. Denemek. Tesadüfen olmak. Şans.

Faces : Bakmak. Karşı olmak. Karşı çıkmak. Dönmek. Yüzünü dönmek. Yönelmek. Astarlamak. Kaplama yapmak. Katlanmak.

Face : Çehre. Görünüş. Şekil. Dış görünüş. Yönelmek. Katlanmak. Yüzleşmek. Surat. Yüz yüze gelmek. Şeref.

 

Affording : Çıkışmak. Gücü yetmek. Maddi gücü yetmek. Bulabilmek. Karşılamak (parasal olarak). Vermek. Satın almaya gücü yetmek. Zaman ayırabilmek. Zamanı olmak.

Durst : Cesaret etmek. Kalkışmak. Cüret etmek. Cesaretli. Meydan okumak.

Envisaging : Planlama. Kafasında canlandırmak. Tahayyul etme. Önceden düşünmek. Zihninde canlandırma. Tasavvur etme.

Envisages : Usunda canlandırmak. Zihninde canlandırmak. Tasavvur etmek. Tahmin etmek. Gözünde canlanmak. Tahayyül etmek. Planlamak. Öngörmek. Önceden düşünmek.

Risk : Risk oluşturmak. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. Kaçını. Oynamak. Tehlike. Riske etmek. Korkululuk-korkulu durum. Riske atmak. Sigorta edilen. Riziko.

Face up to : Katlanmak. Karşı koymak. Cesaretle karşılamak. Yüz yüze gelmek. Önlemek. Her güçlüğe yılmadan karşı koymak. Metanetle karşılamak. Kabullenmek. -i cesaretle karşılamak.

Run the risk of synonyms : envisaged, chanced, affords, risked, afforded, chance.