Söbek nedir, Söbek ne demek
Söbek; Matematik alanında kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
1.El değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan demir ya da ağaç çivi. 2.El değirmenlerinde alt ve üst taşlar arasına konan, delikli tahta ya da demir araç : Değirmenin söbeği kırıldı. 3.Üst değirmen taşının ortasındaki mile takılarak dönmesini sağlayan demir baltacık. 4.Bulgurun iri çekilmesini sağlamak için baltacığın altına konularak yükselmesini sağlayan topaklanmış ıslak bez.
Olmamış küçük kavun.
Tomurcuk.
Yeni doğan bebeğin göbeğinin üstüne konulan bez.
1.Musluk. 2.İbrik ve benzerleri emziği.
Taneleri alınmış mısır koçanı.
El değirmenlerinde alt taşın ortasındaki ağaç çivi.
Musluk.
Matematik'te terim anlamı:
[Bakınız: elips].
Teknik terim anlamı:
Değirmen taşının dönmesine yardımcı olan demir kol. (Bünyan Kayseri).
Beyzi, yumurta biçiminde.
Değirmen taşının üzerinde döndüğü sivri demir, mil.
Söbek kısaca anlamı, tanımı
Söbe : Biçimi yumurta gibi olan, beyzi, oval. Yumurta biçimi, oval : Söbe yüzlü, söbe tabak. Soba. Saklambaç oyununda belirlenen yere ebenin ya da oyunculardan birinin önce gelmesi. Yumurta biçimi, oval. Saklambaç oyunu. Yumurta şeklinde, oval. [Bakınız: söbek]
Söbeke : Uzun: Ayhan'ların oğlu çok söbeke. [Bakınız: söbek].
Söbekmek : Saklambaç oyununda belirlenen yere ebenin ya da oyunculardan birinin önce gelmesi.
Değirmen taşı : Değirmende, dönerek taneleri ezen yuvarlak taş. Değirmen taşı yapmakta ve bazen de yapılarda kullanılan çakmak taşı türünden sert bir taş.
Mısır koçanı : Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım.
Değirmenler : Erzurum şehrinde, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Erzurum ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Ağaç çivi : Ayakkabıların altına çakılan çivi. (Güdül Ankara; Aksaray Niğde).
Tomurcuk : Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz. Çiçek açacak gonca.
Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.
Yardımcı : Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb., muavin, muin, yaver, asistan. Yardımı olan (şey).
Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.
Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.
Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Baltacık : Küçük el baltası. Değirmen taşının ortasında bulunan haç biçimindeki alet.
Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.
Değirme : Değirmek işi.
Olmamış : Olgunlaşmamış, ham.
Kayseri : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Sağlama : Sağlamak işi. Bir problemin çözümü veya bir hesabın doğruluğunu denetlemek için yapılmış olan kontrol işlemi, mizan.
Diğer dillerde Söbe pencere anlamı nedir?
İngilizce'de Söbe pencere ne demek ? : oval window

Bu kısımda Söbek nedir? Söbek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Söbek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Söbek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.