Sırtarık nedir, Sırtarık ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Şımarık, utanmaz.
Yerli yersiz dişleri görünür biçimde gülen kimse, sırıtkan.
Sırtarık anlamı, kısaca tanımı
Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı
Sırtar : Kelergillerden bir tür balık.
Yerli yersiz : Uygun zamanı olup olmadığı düşünülmeden. Ulu orta.
Sırıtkan : Sürekli sırıtan, sırıtma huyu olan.
Utanmaz : Utanması olmayan, sıkılmaz, yüzsüz, arsız.
Şımarık : Şımarmış, şımartılmış (kimse). Şımarmış bir biçimde.
Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.
Yersiz : Barınacak yeri olmayan. Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız.
Utanma : Utanmak durumu, arlanma, teeddüp.
Yersi : Toprak kokusu için.
Sırıt : Döven oku.
Görün : Mezar, mezarlık.
Gülen : Mayıs ayı. Gülümseyen, güler yüzlü. Trabzon ilinde, Dernekpazarı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Yerli : Taşınamayan, başka yere götürülemeyen. Bir yerin ilk sakini olan, otokton. Belli bir bölgede yetişen, otokton. Oturduğu bölgede doğup büyüyen, ataları da orada yaşamış olan. Amerika, Avustralya ve Afrika'nın uygarlıktan uzak, ilkel biçimde yaşayan kimi halklarına verilen ad. Yurt içinde yapılmış olan veya bir yurdun kendine özgü niteliklerini taşıyan.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.
Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.
Şıma : Kum, kireç, çakıldan oluşan harçla yapılan duvar. Asmanın yeni süren filizi.
Güle : Koyunun yünü kırkılırken ayaklarına bağlanan ip: Güleyi bağladı.
Biçi : Erkek çocuk.
Diğer dillerde Sırt yüzgeci anlamı nedir?
İngilizce'de Sırt yüzgeci ne demek ? : dorsal fin, back fin

Bu kısımda Sırtarık nedir? Sırtarık ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sırtarık tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sırtarık hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.