Sırtarmak nedir, Sırtarmak ne demek

  • Sırıtmak.
  • Açıkta kalarak görünmek
  • Diklenmek, karşı koymak.
  • Karşı koymaya hazırlanmak.

"Sırtarmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sen ona arka vermesen o bize böyle sırtarmazdı." - O. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Donan kimsenin dişleri görünmek.

Dişleri görünür biçimde gülmek, sırıtmak.

Dişlerini göstererek gülmek, sırıtmak.

Kafa tutmak.

Açıkta kalarak görünmek, göze batmak : Yama küçük gitti, altından sırtarıyor.

Öfkelenmek, çıkışmak.

Kayırmak : Polis Ahmet'i sırtarmasaydı altı ay hapis yiyecekti.

1.Karşı gelmek, direnmek : Zamane gencine bir şey söylesen sırtarıverir. 2.Kavgaya hazırlanmak, dikleşmek.

Sırtarmak anlamı, tanımı:

Sırtar : Kelergillerden bir tür balık.

Sırt : İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanın üstü. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm.

Sırıtmak : Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak.

 

Görünmek : İzlenim uyandırmak. Azarlamak. Benzemek, görünüşünde olmak. Gözdağı vermek. Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek.

Koyma : Koymak işi.

Hazırlanmak : Kendini hazırlamak. Hazır duruma getirilmek.

Diklenmek : Birine karşı ters bir davranışta bulunmak, karşı gelmek, kafa tutmak.

Koymak : Bırakmak. Etkilemek, dokunmak. Katmak, eklemek. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Bırakmak, terk etmek. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. İmza, tarih, adres yazmak.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. -e doğru. İçin, hakkında. Karşılık olarak, mukabil. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek. Bulunan yere göre önde, ileride olan.

Diğer dillerde Sırtarmak anlamı nedir?

İngilizce'de Sırtarmak ne demek? : (nesne almayan fiil)

Rusça'da Sırtarmak : v. сгрудиться