Sağışlamak nedir, Sağışlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bağışlamak.

Sayı saymak.

Teknik terim anlamı:

Hesap etmek, düşünmek, addetmek.

Tadat etmek, saymak.

Sağışlamak anlamı, tanımı

Sağış : Sayı. Sayı, adet, miktar, hesap

Sağı : Kuş tersi, kuş gübresi.

Bağışlamak : Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

Bağışlama : Bağışlamak işi, mağfiret, gufran. Hibe etme.

Düşünmek : Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

Addetmek : Saymak.

Addetme : Sayma.

Düşünme : Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.

Saymak : Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.

 

Sayma : Saymak işi, ad, tadat, addetme.

Tadat : Sayma. Sayarak yoklama yapma. Sayım.

Etmek : Bir işi yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük ya da büyük abdestini yapmak. Bulmak, erişmek. Herhangi bir değerde olmak. Kötülükte bulunmak.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Bağış : Bağışlanan şey, yardım, hibe, teberru.

Hesap : Aritmetik. Bankadaki işlemlerin yapılabilmesi için kişi, kurum ve kuruluşlar adına düzenlenen çizelge. Alacaklı ya da borçlu olma durumu. Ödenecek ücretin dökümünü ve tutarını gösteren kâğıt, hesap pusulası, adisyon. Oranlama, tahmin. Bir girişimin, bir işin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin bütünü. Matematiksel işlem. Tutum, durum, anlayış.

Tada : Ağabey : Tadam geliyor.

Etme : Etmek işi.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Diğer dillerde Sağırlar okulu anlamı nedir?

İngilizce'de Sağırlar okulu ne demek ? : school for the deaf