Safeties türkçesi Safeties nedir

Safeties ingilizcede ne demek, Safeties nerede nasıl kullanılır?

Unsafeties : Tehlikeli olma niteliği. Güvenliksizlik.

Safetied : Emniyet. Güvenlik.

Asafetida : Asafoetida. Şeytantersi. Çadıruşağı otu.

Assafetida : Gıdada ve tıbbi amaçlarla kullanılan reçine. Şeytantersi.

Safety : Güvenlik. Safeti. Güven. Asayiş. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker. Emniyet. Korkusuzluk. Selamet. Koruyucu.

Safety actuator : Güvenlik mekanizması. Kumanda sisteminin doğrudan güvenlik işlemini yönlendiren birimi.

Safety balance : Nakit giriş ve çıkışlarındaki beklenmedik durumlar için tutulan para miktarı. Emniyet dengesi.

Safety catch : Emniyet mandalı. Güvenlik kilidi. Kazara kullanımları önlemek için kilit. Kabza emniyet mandalı. Emniyet mandalı tutucusu. Susta. Emniyet sürgüsü. Emniyet kilidi.

Safety angle : Atış esnasında atıcı veya kenarda duranların zarar görmemesini sağlayan silah açısı. Emniyet açısı.

Safety brake : Emniyet eğleci. Emniyet freni.

İngilizce Safeties Türkçe anlamı, Safeties eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Safeties ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Correctness : Uygunluk. Sıhhat. Dürüstlük. Bir bilginin şaşmaz geçerliği ya da konusuna tam uygunluğu. Doğruluk. Tam doğruluk.

Order : Tür. Tertip. Ismarlamak. Öğeleri, belirlenmiş kurallara göre yerleştirmek. Sınıf. Söylemek. Düze. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Tabaka. Havale.

Dependance : Güvenme. Asılma. Bağlı olma. İlişki. Tabiiyet. Sarkma. Dayanma. Bağımlılık. Bağlılık.

Affiance : Nişan. Nişanlanmak. Nişanlanma. Ahdetmek. İnanç. Söz kesmek. Söz takmak. Sözlenmek. Nişanlamak.

Emergency : Ani tehlike. Acil durum. Kriz. Acil ihtiyaç. Olağanüstü durum. Buhran. Tehlike. Aniden çıkan olay.

Affiancing : Nişanlamak. Nişanlanmak. Nişanlanma. İnanç. Nişan. Ahdetmek. Sözlenmek. Söz kesmek. Söz takmak.

Custos : Ahlak bekçisi. Bekçi.

Peaces : Huzur. Sükunet. Sulh. Barış. Barışma. Ağız tadı. Sükun. Erinç. Sessizlik.

Guarantying : Teminat. Tekeffül etmek. Rehin. Garanti. Kefalet. Garanti altına alma. Garantör. Güvence.

Conservator : Tasfiye memuru. Vasi. Müze müdürü. Muhafız. Korumacı. Kayyım. Veli.

Safeties synonyms : custodian, faithing, dependence, demulcent, conservative, healthiness, assurance, certitude, temerity, fixedness, anchorage, credences, assurances, certitudes, confidence, confidentialness, contraceptive, credit, audacity, defensor, conservators, guaranties, credence, tranquillity, fearlessness, confidences, salvations, adventurousness, faith, caretaker, certainties, audacities, public security.