Save time türkçesi Save time nedir
- Zamandan kazanmak.
- Zaman kazandırmak.
- Zamandan tasarruf etmek.
- Zamanı kurtarmak.
- Zamanın boşa gitmesine veya zaman kaybetmeye mani olmak.
- Zaman kazanmak.
Save time ile ilgili cümleler
English: We'd save time if we drove down Park Street.
Turkish: Park Street'ten geçersek zaman kazanırız.
English: It'll save time if we cut across the field.
Turkish: Araziyi kestirmeden gidersek zaman kazandırır.
English: I just thought it would save time.
Turkish: Bunun zaman tasarrufu yapacağını düşündüm.
English: You will save time if you adopt this new procedure.
Turkish: Bu yeni yöntemi benimserseniz zaman kazanırsınız.
English: It'll save time if we avoid Park Street.
Turkish: Park Street'ten kaçınırsak bu zaman kazandırır.
Save time ingilizcede ne demek, Save time nerede nasıl kullanılır?
Save : Tasarruf etmek. Kaydetmek. Artırmak. Biriktirmek. Bağışlamak. Sayı yapmasını önlemek. Kurtarma. Kurtarmak. Engellemek.
Time : Tempo tutmak. Vakit. Saat tutmak. Önel. Bir çağkuşağındaki katmanlı kayaçların oluş süresi. Zamanlamak. Temposunu belirlemek. Ayarlamak. Zaman. -in zamanını ölçmek.
Save a person from : Bir insanı-den kurtarmak (tehlike, günah, vb.).
Save all : Tümünü kaydet. Kaydet. Şerbet tutucu.
Save and update all : Kaydet ve tümünü güncelleştir.
Save appearances : İyi bir imajı korumak. Zevahiri kurtarmak. Herşeyin yolunda olduğu izlenimi vermek. Görüntüyü kurtarmak.
İngilizce Save time Türkçe anlamı, Save time eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Save time ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Stalled : Hızı kesilmek. Geciktirmek. Hızı kesilerek düşmek. Saplanmak. Durmak (motor). Stop etmek. Oyalamak.
Gain time : İleri gitmek (saat). Oyalamak. Vakit kazanmak.
Stall : Oyalamaya çalışmak. Kaçamak yanıt vermek. Stop ettirmek. Durmak (motor). Stop etmek. Oyalamak. Hızı kesilmek. Saplanmak. Savsaklamaya çalışmak. Durdurmak.
Buy time : Vakit geçirmek. Vakit kazanmak. Geciktirmek.
Stalls : Stop etmek. Çok katlı tiyatrolarda, taban katın sahneye yakın kesiminde bulunan seyir yerlerinin tümü. Durmak (motor). Saplanmak. Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. Ön yerler. Parter. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Geciktirmek.

Bu kısımda Save time kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Save time ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Save time anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Save time ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.