Saws türkçesi Saws nedir
- Testere ile kesmek.
- Bıçkı ile kesmek.
- Testereler.
Saws ingilizcede ne demek, Saws nerede nasıl kullanılır?
Backsaws : Sırtlı testere. Sırtı destekli kısa testere. Tırtıl testere. Sırtı metal destekli küçük ve sert testere. Sıçankuyruğu testere.
Bucksaws : Dülger bıçkısı. Çerçeveli testere. Testere. Hızar. Kol bıçkısı.
Chainsaws : Bir dairesel (uçları birbirine bağlı) zincir üzerindeki dişleri ile seyyar elektrikli testere.
Chickasaws : Alabama eyaletinde şehir. Chickasawlar (bir kuzey amerika yerli kabilesi) üyesi kimse. Ohio eyaletinde yerleşim yeri.
Fretsaws : Dekupaj testeresi. Mekanik oyma aygıtı. Motorlu oyma testeresi. Kıl testere. Makineli oyma testeresi. Uzun dişli ağzı olan testere.
Jigsaws : Bozyap (oyunu). Oyma testeresi. Bozyap. Dekupaj testeresi. Kıl testeresi. Kıl testeresi ile oymak. Yapboz. Motorlu oyma testeresi.
Saw a log in two : Kütüğü ikiye bölmek. Bir kütüğü iki parçaya kesmek.
Hacksaws : Demirci testeresi. Demir testeresi. Vargel testere. Kollu testere. Demir testere.
Saw a bright future : İyimser olan. Parlak bir gelecek gören. Herşeyin iyi olacağına inanan. Bardağın dolu tarafını gören.
Handsaws : Marangoz testeresi. Testere. El testeresi.
İngilizce Saws Türkçe anlamı, Saws eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Saws ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sawn : Kesilmiş. Kesimli. Kesilerek oluşturulmuş. Testerelenmiş. Biçilmiş.
Saw : Bıçkı. Özdeyiş. Testere. Atasözü. (testereyle) kesmek. Testere boyuna kesmek. Biçmek. Darbımesel.
Whipsaw : Testereyle kesmek. Karşılıklı oynamak (poker). Hızar. Hızar ile doğramak. Kereste bıçkısı. Tomruk testeresi. Uzun testere.
Frambesia : Frengi benzeri cinsel ilişki yoluyla geçen bulaşıcı bir hast. Frambözi. Sifilis benzeri bulaşıcı hastalık. Frambezia.
Cut : Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesmek. Diş çıkarmak. İndirimli. Kesik. Hadım etmek. Kırpmak. İndirilmiş. Sulandırmak. Kamçılamak.
Infectious disease : Vücutta patojenik organizmaların gelişiminden kaynaklanan hastalık. Bulaşıcı hastalık. Başkalarına geçirilebilir hastalık. Taşınabilir hastalık. Enfeksiyöz bir etken veya onun ürünlerinin konak vücudunda bulunmasından dolayı normal fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucu konakçının sağlık durumunda meydana gelen değişiklik, enfeksiyöz hastalık, kontagiyöz hastalık. etken, bakteri, virüs, mantar veya parazit olabilir, konaktan diğer konağa bulaşabilir veya konağın kendi mikroflorasından kaynaklanır. İnfeksiyöz hastalık. Bulaşan hastalık.
Framboesia : Frambözi. Kırmızı cilt döküntüsü ve eklem ağrısı ile tanımlanan bulaşıcı tropikal hastalık (patoloji). Frambezia. Piyan.
Sawed : Testere ile kesilmiş.

Bu kısımda Saws kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Saws ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Saws anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Saws ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.