School teacher türkçesi School teacher nedir

School teacher ile ilgili cümleler

English: He is a primary school teacher, so he is used to dealing with children.
Turkish: O bir ilkokul öğretmeni bu yüzden o çocuklarla ilgilenmeye alışkın.

English: He is married to a high school teacher.
Turkish: Bir lise öğretmeni ile evlidir.

English: My sister married a high school teacher last June.
Turkish: Kız kardeşim geçen haziranda bir lise öğretmeniyle evlendi.

English: I've been a public school teacher for the past thirteen years.
Turkish: Ben son on üç yıldır bir devlet okulu öğretmeniyim.

English: Ali is married to a high school teacher.
Turkish: Ali bir lise öğretmeniyle evli.

School teacher ingilizcede ne demek, School teacher nerede nasıl kullanılır?

School : Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır. Tarz. Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Okutmak. Birdem. Ekol. Okul. Mektep. Bilimyurdu. Okul çalışanları ve öğrencileri.

Teacher : Hoca. Öğretmen. Muallim. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse.

 

Elementary school teacher : İlkokul (1-6 sınıflar arası) öğretmeni. İlkokul öğretmeni. Bir ilkokulda çalışan öğretmen.

Junior high school teacher : Ortaokulda eğitim veren kişi (7'nci, 8'inci ve bazen 9'uncu sınıflar). Ortaokul öğretmeni.

Senior high school teacher : İkinci dereceden okul öğretmeni. İkincil okul öğretmeni.

School administration : Okul yönetimi. Öğretim çalışmalarının düzenlenmesi ve değerlendirilmesi, bütçenin hazırlanması, verilen ödeneğin harcanması, okul binasının bakımı vb. işlerin tümüne verilen ad. Okul idaresi.

İngilizce School teacher Türkçe anlamı, School teacher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak School teacher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Donned : Öğretim görevlisi. Bey. Giydirmek. Giymek. Uzman. İspanyol efendisi. Don. Kuşanmak veya giyinmek. Giyinmek.

Dominie : Papaz. Hoca. Rahip.

Mistresses : Metresler. Üstad. Efendi. Ağa. Hoca. Kalıp. Akıl hocası. Sahip. Usta.

Preceptor : Hoca. Okul müdürü.

Dons : Don. Uzman. Giydirmek. Giyinmek. Giymek. Öğretim görevlisi. İspanyol efendisi. Kuşanmak veya giyinmek. Bey.

Instructor : Eğitmen. Öğretim üyesi. Arıcılık eğitimcisi. Eğitici. Okutman. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Asistan. Doçent (amerikan ingilizcesi).

 

Don : Giydirmek. Tekbiçimli hızlanıra. İspanyol efendisi. Giyinmek. Öğretim görevlisi. Kuşanmak veya giyinmek. Giymek. Uzman.

Educationists : Eğitmen. Eğitim uzmanı. Eğitimci. Eğitbilimci. Öğretim uzmanı.

Mistress : Sahibe. Kadın öğretmen. Dost. Kapatma. Bayan öğretmen. Bayan. Metres. Aftos. Müdire hanım (okul). Hanım.

Preceptors : Okul müdürü. Hoca.

School teacher synonyms : indoctrinators, indoctrinator, bhagwan, instructors, educator, educationist.