Öğretim görevlisi nedir, Öğretim görevlisi ne demek

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse.

İngilizce'de Öğretim görevlisi ne demek? Öğretim görevlisi ingilizcesi nedir?:

instructor

Öğretim görevlisi hakkında bilgiler

Öğretim görevlisi, doktora derecesine sahip olma zorunluluğu olmayan ve özel uzmanlığı gerektiren konularda ders vermek üzere geçici veya devamlı olarak yüksek öğretim kurumlarında görevlendirilen kişidir. Doktorasını tamamlamış olanlar ilgili uzmanlık alanında doçentlik sınavına başvurabilmektedir.

Bu kişiler aynı zamanda başka bir resmi görev almış veya serbest meslek sahibi de olabilir. Öğretim görevlisi, fakülte profesörler kurulunun teklifi ve üniversite senatosunun onayı üzerine esas veya yardımcı öğretim üyesi kadrolarından boş olan birine tayin edilir. Görevine aynı yoldan son verilir. Resmi görevden nakil suretiyle gelen öğretim görevlilerine kendi derecelerindeki aylık ödenir. Serbest meslek sahibi olan öğretim görevlilerine ise belirli bir aylık veya ücret verilir.

Öğretim görevlisi ile ilgili Cümleler

 
  • Üniversiteye yeni gelmiş öğretim görevlisi, dişini geçirmek için öğrencilere sert davrandı.
  • Ali bir öğretim görevlisi.

Öğretim görevlisi anlamı, tanımı:

Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

Ders : Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi. Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret. Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre. Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi.

Geçici : Yaya, yoldan veya karşıdan karşıya geçen kimse, yolcu. Çok sürmeyen. Bulaşan, bulaşıcı. Kısa ve belli bir süre için olan, muvakkat, palyatif, kalıcı karşıtı.

Görev : Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi.

Öğreti : Toplumda herhangi bir alanda çığır açan bir düşünce adamının ortaya koyduğu görüşler, ilkeler bütünü, doktrin. Belli bir görüşe dayalı çalışma anlayışının bütünü. Birbirine bağlı bilimsel veya felsefi düşünceler birliği, meslek. Bilimde, felsefede bir görüşü bir sistem içinde belli bir anlayışa, düşünceye dayalı olarak oluşturan ilke ve dogmalar bütünü, doktrin.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Yükseköğretim : Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim. Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş.

 

Kuruluş : Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kurulma işi.

Bulunma : Bulunmak işi.

Sürek : Süren, devam eden zaman. Satmak için pazara götürülen hayvan sürüsü. Hızlı süren, hızlı giden.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Yürütüm.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Doktora : Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak.

Diğer dillerde Öğretim görevlisi anlamı nedir?

İngilizce'de Öğretim görevlisi ne demek? : n. don, prelector

Fransızca'da Öğretim görevlisi : chargé de cours, universitaire [le][la]