Doktora nedir, Doktora ne demek

Doktora; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir fakülte veya yüksekokulu bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen derece, basamak

"Doktora" ile ilgili cümle

  • "Gezdiricimiz, büyük romancı üstüne doktora tezini hazırlayan bir genç." - M. C. Anday

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir fakülteyi bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir yapıtla erişilen en yüksek aşama.

Doktor sanını kazanmak için verilen sınavın adı.

İngilizce'de Doktora ne demek? Doktora ingilizcesi nedir?:

doctor's degree, doctorate

Doktora hakkında bilgiler

Doktora, bir lisans veya yüksek lisans programını bitirdikten sonra o bilim dalında sınav ve bilimsel bir eserle erişilen bir derece veya basamaktır. Doktora öğretimi, lisansın ardından yapıldığı takdirde en az 6 yarıyıl, yüksek lisansın ardından yapıldığı takdirde ise en az 4 yarıyıl süresini kapsar. Bu unvanın uluslararası resmi tanımlama terimi ise "Ph.D."dir.

Üniversiteyi bitirdikten sonra akademik kariyer yapmak isteyenler yüksek lisansını da tamamladıktan sonra Doktora Programı'na başvururlar. Ancak sadece lisans programını tamamlayanlar da başvuru yapabilirler. Buna, Bütünleşik Doktora Programı ya da Birleştirilmiş Doktora Programı denir. Başvuru lisans programından sonra yapılırsa en az 6 yıl, yüksek lisansın ardından yapılırsa da en az 4 yıl sürer.

 

Genellikle dört yıllık lisans eğitimi sonrası, akademik unvan anlamında yüksek eğitim aldığı kurumda bir eğitimci olabilme statüsüne yükselebilmek için kişinin kendi branşında uzmanlaşması ve bu durumu bilimsel bir makaleyle (tezle) tanımlayarak tamamlaması, yani kişisel unvan olarak akademik açıdan doktor, doçent veya profesör olma sürecinin tamamı olarak da tanımlanabilir.

Doktora, en yüksek seviyeli akademik derecedir. Bir bilim dalında, doktora derecesine sahip olmak, doktorayı veren akademisyenler seviyesine yükselmek, onlarla eşit duruma gelmek demektir. Bir başka deyişle doktora bilimsel yeterlilik derecesidir. Doktorasını yapmış herkes o alanda eşit yeterliliktedir. Doçentlik ve profesörlük sadece akademik unvanlar olup, doktora ile desteklenmediği takdirde, o bilim dalında bilimsel yeterliliğe karşılık gelmezler. Bu yüzden bilimsel yeterlilikte esas olan doktoradır. Doktora, uluslararası itibar taşıyan bir bilimsel unvan olmasına rağmen, doçentlik ve profesörlük başka üniversiteler ve/veya ülkelerce tanınmayabilir. '' Doktora vermek '' diye terimlenir.

Doktora ile ilgili Cümleler

  • Doktora benzer bir tarafı yoktu.
  • Bir kadının klitorisi aslında gelişmemiş bir penistir. Bir doktora sorun.
  • Tom'un bir doktora ihtiyacı var.
  • Doktora bazı sorular sordum.
  • Paranoya ciddi bir hastalıktır Tom. Bir doktora görünmelisin.
  • Doktora gidersen, sana ilaç yazar.
  • Doktora danıştınız.
  • Bir doktora danışmalısın.
  • Hasta çocuğun annesi hemen gelmesi için doktora yalvardı.
  • Hastalanırsan doktora git.
  • Doktora derecesini almak kolay olmayacak.
  • Doktora danışsan iyi olur.
  • Doktora bileğini baktırmalısın.
  • Kendini doktora göstermelisin.
 

Doktora anlamı, tanımı:

Bilim : Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci. Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim.

Sınav : Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılmış olan yoklama, imtihan, test. Direnme, dayanışma, güç gerektiren, sonuçta bir deneyim kazandıran zor durum.

Bilimsel : Bilimle ilgili, bilime dayanan, ilmî.

Eser : İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt.

Derece : Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Sıcaklıkölçer. Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Başarı gösterme. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Denli, kadar.

Basamak : Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti. Derece, aşama, kerte, evre. Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer.

Doktora yapmak : Yüksek lisans öğretiminden sonra üst düzeyde öğretim yapmak.

Doktor : Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

Doktora görünmek : Muayene olmak.

Doktoralı : Doktorası olan.

Doktorasız : Doktorası olmayan.

Fakülte : Bir üniversitenin, öğrenim alanı veya uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri.

Yüksekokul : Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

Lisans : Bir malı yabancı firma adına üretme izni. Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece. Genellikle dört yıl süren üniversite veya yüksekokul öğrenimi. Yurda mal sokma veya yurttan mal çıkarma izni. Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı.

Program : Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri.

Öğretim : Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

Takdir : Yazgı. Değer biçme. Takdirname. Beğenme, beğenip belirtme, değer verme. Kitle iletişim araçlarında izlenme oranı. Bir şeyin değerini, önemini, gerekliliğini anlama.

Yarıyıl : Bir öğretim yılının ayrıldığı iki dönemden her biri, dönem, sömestir.

Diğer dillerde Doktora anlamı nedir?

İngilizce'de Doktora ne demek? : adj. postgraduate

n. doctorate, doctor's degree

Fransızca'da Doktora : doctorat [le]

Almanca'da Doktora : n. Doktorgrad, Habilitationsschrift, Doktorarbeit, Doktordissertation

Rusça'da Doktora : n. степень: докторская степень (F), диссертация: докторская диссертация (F), докторат (M)