Scolded türkçesi Scolded nedir

Scolded ile ilgili cümleler

English: Ali scolded Mary for not arriving on time.
Turkish: Ali Mary'yi zamanında gelmediği için azarladı.

English: Ali got scolded by the teacher.
Turkish: Ali öğretmeni tarafından azarlandı.

English: Ali scolded Mary for not treating John with respect.
Turkish: Ali John'a saygıyla davranmadığı için Mary'yi azarladı.

English: Ali scolded Mary.
Turkish: Ali Mary'yi azarladı.

English: Ali scolded Mary for not calling to say she'd be late.
Turkish: Ali Mary'yi geç kalacağını söylemek için aramadığından dolayı azarladı.

Scolded ingilizcede ne demek, Scolded nerede nasıl kullanılır?

Be scolded : Zılgıtı yemek. Azar işitmek. Azarlanmak. Bir araba dolusu laf işitmek. Fırçalanmak.

Scolder : Kınayan kimse. Azarlayan tersleyen kimse. Küfürlü dil kullanan kimse. Sitem eden ayıplayan kimse. Ayıplayan kimse. Dırdırcı kadın. Herşeyde hata bulan kimse. Aşağılayan kimse.

Scolders : Sitem eden ayıplayan kimse. Küfürlü dil kullanan kimse. Azarlayan tersleyen kimse. Aşağılayan kimse. Dırdırcı kadın. Ayıplayan kimse. Herşeyde hata bulan kimse. Kınayan kimse.

Scold : Zılgıt vermek. Paylamak. Darılmak. Azarlamak. Çıkış yapmak. Ders vermek. Çıkışmak. Terslemek. Tanlamak. Haşlamak.

 

Scolding : Çıkış. Papara. Paylama. Azarlama. Tekdir. Bir disiplin suçu işlemiş olan öğrenciye davranışının beğenilmediğinin yazılı olarak bildirilmesi. Azarlayan. Azar. Fırça.

Scolds : Çıkış yapmak. Zılgıt vermek. Paylamak. Haşlamak. Azarlamak. Terslemek. Çıkışmak. Ders vermek. Darılmak.

Scollops : Tarak (istridye benzeri canlı). Tarak kabuğu. Deniz kabuğu. Tarak. Tarak (istiridye benzeri canlı).

Get a scolding : Azar işitmek. Fırça yemek.

Scolex : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Şeritlerin konak bağırsağına tutunmaları için diken ve vantuzlara sahip olan başı. Bağırsak şeridinin başı. Tenya kafası. Bağlanmak veya yapışmak için organlar içeren tenya kafası (emiciler, kancalar, vb.). Skoleks. Sestodların çekmen ve çengelleri içeren ve konak bağırsağına tutunmayı sağlayan baş kısmı.

Scolecite : Skolesit.

İngilizce Scolded Türkçe anlamı, Scolded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scolded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burn : Başını yakmak. Yanıp tutuşmak. Yanmak. Fazla pişerek yanmak. Oyuna getirmek. Kavurmak. Parıldamak. Alev almak. Yanıp kül olmak. Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri.

Chew out : Fırça çekmek. Fırçalamak. Fırça atmak.

Come down upon : Cezalandırmak. Sitem etmek. Fırçalamak.

Be enough : Yetmek. Elvermek. Gitmek. İdare etmek.

 

Berates : Fırça atmak. Fırça çekmek. Fırça atmak (argo terim).

Inveighs : Tenkit etmek.

Snubbed : Kötü davranmak. Haddini bildirmek. Yönünü değiştirmek (gemi). Küçük düşürmek.

Bawled : Bağırmak. Feryat etme. Bas bas bağırmak. Yüksek sesle ağlamak. Haykırmak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Avazı çıktığı kadar bağırmak. Zırlamak.

Chides : Fırça çekmek. Kusur bulmak. Ayıplamak. Fırça atmak. Söylenmek.

Snapping : Çarparak kapamak. Isırmak. Şipşak fotoğraf çekmek. Çatırdamak. Kırmak. Şaklamak. Pat diye söylemek. Patlamak. Isırmaya çalışmak.

Scolded synonyms : dip solder, snap, brush down, rebuffing, chastened, admonish, bawling out, call down, conjoin, inveighed, burn up, bastes, scolds, boils, combust, smoulder, chided, rebuff, chidden, chew up, send to the rightabout, came down on, admonished, scold, rebuffs, get after, berated, bawls, bawl out, bring up, admonishes, blow up, reprimanded.

Scolded zıt anlamlı kelimeler, Scolded kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.

Praise : (allah'a) hamdetmek. Övme. Şükran. Gururunu okşamak. Övgüyle söz etmek. Övmek. Şükretmek. Övgü. Tesenna. Hamdetmek.