Seen türkçesi Seen nedir

Seen ile ilgili cümleler

English: "Have you ever seen Mary without her handbag?" "Mary? No, never."
Turkish: "Mary'yi hiç el çantası olmadan gördün mü?" "Mary mi? Hayır, hiç."

English: A full moon can be seen tonight.
Turkish: Bu gece bir dolunay görülebilir.

English: "Have you seen my cell phone?" "It's on the table."
Turkish: "Cep telefonumu gördün mü?" "Masanın üstünde."

English: "Have you ever seen Tom with a handbag?" "Tom? No, never."
Turkish: "Tom'u bir el çantasıyla gördün mü?" "Tom mu? Hayır, asla."

English: "We haven't seen each other since 2009." "Has it been that long?"
Turkish: "2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?"

Seen ingilizcede ne demek, Seen nerede nasıl kullanılır?

As is seen from : -den görüldüğü gibi.

Has seen better days : Eskiden daha iyi koşuldaydı. Yıprandı. Daha iyi günler gördü. Yaşlandı.

Have seen better days : Yaşlandı. Daha iyi günler gördü. Eskiden daha iyi koşuldaydı. Yıprandı.

She has seen better days : Durumu alışık olduğu kadar iyi değil. Daha iyi günler görmüştü. Diğer günlerde daha fazla şansı olmuştu.

To have seen better days : Geçmişte daha iyi zamanları olmuş olmak. Daha iyi günler görmüş olmak. Çok iyi bir şekilde veya durumda olmamak.

 

As is seen : Görüldüğü üzere. Görüldüğü gibi.

To have seen service : Hizmet etmiş olmak (özellikle askeriyede). Eski püskü olmak. Yırtık pırtık olmak. Askerliğini yapmış olmak. Hizmet etmiş olmak.

Cause to be seen : Görülmesine neden olmak.

To see and to be seen : Diğer insanların arasında dışarda olmak. Toplum içinde olmak. Görmek ve görülmek.

Be seen : Görücüye çıkmak (gelin adayı). Görülmek. Gözükmek. Görücüye çıkmak. Görünmek.

İngilizce Seen Türkçe anlamı, Seen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Seen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rear : Geri. Art. Beslemek. Büyütmek. Arka. Dikmek. Yükseltmek. Şahlanmak. Arkadaki. Yükselmek.

Fleetest : Park. Donanma. Filo. Alay. Süratli. Çabuk. Yürük. Fani. Çevik.

Beat about : Sıkıntıyla aramak. Aranıp durmak. Rota değiştirmek. Aramak. Endişeyle aramak. Aranmak. Bakınmak.

Watch : Kollamak. Saat. İle ilgilenmek. Gözkulak olmak. Nöbet tutmak. Dikkat etmek. Gözlemek. Yolunu gözlemek. Beklemek. Bakma.

Loom : Görünmek. Uzakta belirmek. Karaltı gibi görünmek. Tezgah. Dokuma. Belli belirsiz görünmek. Belirmek. Kürek bedeni. Dokuma tezgahı.

Be a good judge of : -in ne olduğunu bilmek.

Divined : Gaipten haber vermek. Harikulade bulmak. Tahmin etmek. Kehanette bulunmak. Hissetmek. Kutsal. Falcı. İçine doğmak. İlahi.

Descry : Seçmek. Keşfetmek. Uzaktan görüp seçmek. Ayırt etmek. Çıkarmak.

Accept : Hazmetmek. Normal karşılamak. Onaylamak. Evet demek. Kabullenmek. Kabul etmek. Almak. Eyvallah demek. Razı olmak.

 

Come across : İle karşılaşmak. İyi etki yapmak. Rastgelmek. İstenileni yapmak. -e rastlamak. İzlenim bırakmak. Rastlamak. Karşılaşmak. İzlenim yaratmak. Etkileyici olmak.

Seen synonyms : leap out, jump out, lay eyes on, get a look, rise, apprehends, detects, make allowances for, look at, descries, espy, experience, beam, describe as, canvasses, prescind, approached, accepts, jump, contemplates, look, sound, send off, stand out, glisten, take in, administer to, canvass, attend to, pass off, appreciated, apprehended, argues.

Seen zıt anlamlı kelimeler, Seen kelime anlamı

Refrain : Sakınmak. Kaçınmak. Kendini tutmak. Nakarat. Geri durmak. Çekinmek. Alıkoymak. Frenlemek.

Seen ingilizce tanımı, definition of Seen

Seen kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Skilled. Accomplished. Versed.