Selfsameness türkçesi Selfsameness nedir

Selfsameness ingilizcede ne demek, Selfsameness nerede nasıl kullanılır?

Selfsame : Telaşlı. Tıpkı. Birbiriyle aynı. Aynı. Ta kendisi. Tamamen aynı.

İngilizce Selfsameness Türkçe anlamı, Selfsameness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Selfsameness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Identity : Kimlik. Bilinmeyenlerin her değeri için doğru olan, bilinen ve bilinmeyen niceliklerden oluşan bir eşitlik. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. İki yanı, değişkenlerinin her değeri için eşit olan denklem. Bir gözlemcinin bilgi almak jstediği kişiye kendisini tanıtmak üzere sunduğu, onamlı bir niteliği olan belge. Özdeşlik.

Comparison : Teşbih. Mukayese. Karşılaştırma. Benzetiş. Üstünlük derecesini gösterme. Kıyas. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. Kıyaslama.

Approximation : Tahmin. Yakınlık. Gözlem araçlarıyla elde edilen bilgilerin belli bir kesinlik ölçüsüne yaklaşma düzeyi ya da gözlem değerlerinin kalıplı tanım ya da simgelere uygun düşme durumu. Kararlama. Yaklaşma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yakınlaştırma. Yaklaştırma. -e yakın olma. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma.

 

Conformability : Yerindelik. Uygunluk.

Conformities : Mutabakat. Riayet. Kilise kurallarına uyma. Kilise üyesi olma. Uyum. Uymacılık. Gelenek ve kurallara uygun davranış. Benzeyiş. Uyma.

Alikeness : Benzeyiş.

Congeniality : Arkadaşlık. Dostluk. Uygunluk. Sempatiklik. Cana yakınlık. Sevimlilik.

Community : Sınırları belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan ve bir uygarlığı paylaşan bireylerin oluşturduğu, değişik boyutlarda insan kümeleri. üyeleri birbirlerine duygusal bağlarla bağlı, toplumsal ilişkilerin yüz yüze olduğu, yüksek ölçüde bütünlenmiş herhangi bir toplumsal küme. toplum teriminin karşıtı: ileri ölçüde bütünlenmiş, birincil ilişkilerin egemen bulunduğu, ekinin geleneksel ve türdeş olduğu kapalı yerel kümeler. Komünite. Ortak iyelik. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cemaat. Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, krş. soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık. Cemiyet. Topluluk. Çevre.

Analogies : Benzerlikler. Benzeşim. Kıyas. Analoji. Karşılaştırma. Benzeşimler. Örnekseme.

Comparisons : Kıyas. Karşılaştırma. Mukayese. Karşılaştırmalar. Kıyaslama. Benzetme. Üstünlük derecesini gösterme.

Selfsameness synonyms : indistinguishability, conformity, blee, communities, affinities, affinity, identicalness, analogy, analogousness.