Selmek nedir, Selmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Başıboş kalmak.

1.Onurlu olmak. 2.Kendini beğenmek.

Yararlanmak: Benim yokluğumdan seldi.

Teknik terim anlamı:

Sevinmek.

Selmek anlamı, tanımı

Selme : Saka gibi küçük kuşları tutmak için alıştırılmış, sopa üstüne bağlanmış avcı kuş. Tezcanlı, evecen. Çevresini tanımayan, yabancı. Açık saçık, çekinmeden, sorumsuzca

Yararlanmak : Kendine yarar sağlamak, faydalanmak, istifade etmek.

Yararlanma : Yararlanmak işi, faydalanma.

Sevinmek : Sevinç duymak.

Beğenmek : İyi ya da güzel bulmak. Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek. Benzerleri arasından birini seçip ayırmak.

Başıboş : Bir şeye veya kimseye bağlı olmayan. (başı'boş) Kendi isteğine göre, hiçbir etki altında kalmadan. (başı'boş) Yönetimsiz, baskısız, denetimsiz bir biçimde. Bağlanmamış, serbest bırakılmış.

Sevinme : Sevinmek işi.

Beğenme : Beğenmek işi veya durumu.

Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

 

Sevin : “Sevinç duy, hep neşeli ve sevinçli ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Yoklu : Yoksul. Fakir, mühtaç, yoksul.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Sevi : Aşk.

Olma : Olmak işi.

Beğe : Hayvanların yem yediği yer. (Susuz Kars).

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Diğer dillerde Sellülitis anlamı nedir?

İngilizce'de Sellülitis ne demek ? : cellulitis