Separation of powers türkçesi Separation of powers nedir

  • Güçler ayrılığı.
  • Güçlerin ayrılığı.
  • Kuvvetler ayırımı.
  • Yasama.
  • Toplum içindeki erklerin yasama, yürütme ve yargılama erkleri olarak ayrılması ve her birinin ayrı örgenlerce kullanılması (ilkesi).
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Kuvvetler ayrımı.
  • Otoritenin ayrılması.
  • Erk ayrılığı.
  • Her devlet kurumu bağımsız yetkiye sahiptir ve diğer kurumların gücünü sınırlandırır şeklindeki temel demokratik kural.
  • Yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılması.
  • Erklerin ayrımı.
  • Gücün sağıtılması.
  • Kuvvetler ayrılığı.

Separation of powers ile ilgili cümleler

English: The theory of the separation of powers is attributed to Montesquieu in his book "The Spirit of the Laws."
Turkish: Kuvvetlerin ayrılığı teorisi onun "Kanunların Ruhu" adlı kitabında Montesquieu'ya atfedilmiştir.

Separation of powers ingilizcede ne demek, Separation of powers nerede nasıl kullanılır?

Separation : Bölünme. Ayırma. Ayrılış. Ayrılık. Ayrı yaşama. Ayrı olma. Ayrışma. Ayrılma. Aralık. Kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Of : -dan. -nın. Hakkında. -li. In. Li. -nin. İle ilgili. Den. -in.

Powers : Otorite. Enerji. İktidar. Güç. Üs (matematik terimi). Yetki. Kuvvet. Takat. Üst. Derman.

Separation of church and state : Kilise ve devletin ayrılması. Devlet işleri ve din işleri birbirini etkilemez ve yasal olarak birleştirilemez kuralı (abd anayasasının birinci değişikliğinde ifade edilen).

 

Separation of forces : Aktif çatışmanın durması. Güçlerin ayrılması. İki çarpışan taraf arasında ateşkes.

Balance of powers : Kuvvetler dengesi.

Separation of proceedings : Davaların ayrılması. Dava işlemlerinin ayrılması. Çeşitli suçlamalara dayanan veya çeşitli farklı şüphelilere yöneltilmiş bir davanın ayrılması.

Division of powers : Güçler ayrılığı. Kuvvetler ayrılığı. Kuvvetler ayrımı.

Concentration of powers : Kuvvetler temerküzü. İktidarın toplanması. Kuvvetlerin birleşmesi. Yetkinin toplanması. Güçlerin birleşmesi.

Separation of forces agreement : Aktif çatışmanın durması anlaşması. İki çarpışan taraf arasında ateşkes anlaşması (ör. ülkeler). Güçlerin ayrılması anlaşması.

İngilizce Separation of powers Türkçe anlamı, Separation of powers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Separation of powers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abilities : Kabiliyet. İktidar. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. Yeterlik. Yetenek. Güç.

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Affection : Alaka. Sevgi. Etkileme. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Muhabbet. Duygulanım. Meyil. Şefkat. Düşkünlük. Yakınlık.

 

Agnation : Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Soydaşlık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık.

Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Legislative : Yasa koyma ile ilgili. Kanun koyucu. Yasamayla ilgili. Yasamalı. Yasamaya ilişkin. Yasayan. Yasama organı. Kanun koyan. Yasama yetkisi olan.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Checks and balances : Yönetim içerisindeki hiç bir organın mutlak güce sahip olmadığı bir yönetim içerisindeki sınırlamalar sistemi (ör: abd kongresi yüksek mahkeme yargıçlarını ve başkan'ın kabine üyelerini onaylar). Denetim ve denge.

Achievement motive : Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü.

Separation of powers synonyms : acclimatation, legislation, adjustment in marriage, age group, alienation, acculturation, aesthetical ideal, aesthetic, adaptive behavior, division of powers, legislations.