Serkomer nedir, Serkomer ne demek

Serkomer; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Proserkoit veya sistiserkoitlerin arka kısmında bulunan ve genellikle embriyonel çengeller taşıyan yumru benzeri bağlantı.

Teknik terim anlamı:

Sestot embiryosunun altı kanca taşıyan onkosfer dönemi.

Serkomer tanımı, anlamı

Serk : Yığın, küme

Sistiserkoit : Birçok Cycllophyllidea’da onkosferden gelişen metasestod, serkosistis. Bu larval form genellikle bir kuyruk ve iyi gelişmiş bir skolekse sahiptir. Anoplocephalidae, Davaneidae, Dipylidae ve Hymenolepididae ailesindeki sestodların kuyruklu ikinci larvası. Cysticercus larvaya benzeyen, içerisinde sıvı bulunmayan, arka kısımda bir çıkıntıya sahip sestod larvası.

Embriyonel : Embriyoyla ilgili, embriyonel döneme ait olan.

Proserkoit : Genellikle posterior serkomeri bulunan ve coracidiumdan gelişen sestot larvası. Genellikle arka serkomeri bulunan ve korasidyumdan gelişen sestod larvası. Pseudophyllidea takımında bulunan sestodların ikinci dönem larvası.

Embriyon : Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ya da vücudu içinde bulunan ve gelişmesinin erken evrelerinde olan genç bir organizma.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman.

 

Onkosfer : [Bakınız: kancalı küre]. Skoleksinde çengel taşıyan Eucestoda larvası, hekzakant. Sestotların yumurtalarında üç çift çengel taşıyan larva, ilk larval dönemi. Eucestoda yumurtalarında üç çift çengel taşıyan larva. Sestodların ilk larval dönemi.

Embriyo : Oğulcuk.

Taşıyan : Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi.

Benzeri : Aynı.

Bağlan : “Sev, sevdiğine bağlı kal” anlamında kullanılan bir isim “. Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Sistis : Kese, torba.

Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

 

Dönem : Belli özellikleri olan zaman parçası, periyot. Bir çağ içinde belli özellikleri olan sınırlı süre. Yarıyıl. Yasama meclisinin iki seçilişi arasındaki süre, devre.

Onkos : Antik Yunan tiyatrosunda oyuncunun görünüşünü abartmak için maskenin üzerine giyilen bir tür takma saç ya da baş süsü. Eski Yunan oyuncularının kullandıkları peruka ya da başlık.

Kanca : Bir şey çekmeye yarar, ucu çengelli demir çubuk.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Serkomer anlamı nedir?

İngilizce'de Serkomer ne demek ? : cercomer