Seslenmek nedir, Seslenmek ne demek

  • Uzaktan bağırarak çağırmak, ünlemek.
  • Sözü birine veya birilerine yöneltmek, birine karşı söylemek, hitap etmek.
  • Bir şey söylemek için sesini çıkarmak veya cevap vermek

"Seslenmek" ile ilgili cümle

  • "Maalesef teknedeki alet edevatla beceremeyeceğiz bu işi diye seslendi mühendis." - A. Kulin
  • "Aşağıda daimî akislerle seslenen gürültülü, derin yarlar tehlike hissini kalbimizden ayırmıyordu." - H. S. Tanrıöver
  • "Kendisini kurtarmaları için ev sahiplerine seslenecek, işaret edecek oldu." - M. Ş. Esendal

Yerel Türkçe anlamı:

Bir yere çağrılmış olmak.

Seslenmek kısaca anlamı, tanımı:

Seslenme : Sözü birine veya birilerine yöneltme, hitap. Seslenmek işi.

Uzak : Arada çok zaman bulunan. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. İhtimali az olan.

Çağırmak : Binmek için bir araç istemek. Yüksek sesle şarkı, türkü söylemek. Birinin gelmesini kendisine yüksek sesle söylemek, seslenmek. Herhangi birinin bir yere gelmesini istemek, davet etmek.

Ünlemek : Yüksek sesle çağırmak. Yüksek sesle bildirmek.

Söylemek : Yazmak, düzmek. Yapılmasını istemek. Herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. Haber vermek. Sipariş etmek. Türkü, şarkı vb. okumak. Bir düşünceyi ileri sürmek, ortaya atmak. Düşündüğünü veya bildiğini sözle anlatmak. Önceden bildirmek, tahmin etmek.

 

Çıkarmak : Boşaltmak. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Fotoğraf çektirmek. Yapmak, üretmek. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Göstermek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Hatırlamak. Gidermek. Yayımlamak. Sunmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sağlamak, elde etmek. Bulmak, ortaya koymak. Sonunu getirmek. Resim yapmak. Yollamak, göndermek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Söylemek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek.

Cevap : Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık, yanıt.

Vermek : Bırakmak veya bağışlamak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kazandırmak, katmak. Yaymak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Ödemek. Doğurmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ondan bilmek, atfetmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Dayamak. Ayırmak, harcamak. Tespit etmek. Satmak.

 

Diğer dillerde Seslenmek anlamı nedir?

İngilizce'de Seslenmek ne demek? : v. yell, call, call to, cry, shout, shout to, holler

Fransızca'da Seslenmek : héler

Almanca'da Seslenmek : v. anrufen, rufen

Rusça'da Seslenmek : v. кликать, окликать, звать, взывать, отзываться, откликаться, кликнуть, окликнуть, воззвать, отозваться, откликнуться