Shalt türkçesi Shalt nedir

  • (gramer) istemek.
  • Shall fillinin ikinci tekil şahıs çekimi.
  • Zorunda olmak (gelecek zaman oluşturmak için kullanılan yardımcı fiil).
  • -meli.
  • Niyet etmek.
  • Mecbur olmak.
  • Planlamak.
  • -malı.

Shalt ile ilgili cümleler

English: Thou shalt not kill.
Turkish: Öldürmeyeceksin.

English: Thou shalt respect all weaknesses, and shalt constitute thyself the defender of them.
Turkish: Tüm zayıflıklara saygı göstermelisin ve kendini onların savunucusu tayin etmelisin.

Shalt ingilizcede ne demek, Shalt nerede nasıl kullanılır?

Thou shalt not covet : Gıpta etmeyeceksin. İmrenmeyeceksin. - için arzu duymayacaksın. Arzulamayacaksın. İstemeyeceksin.

Thou shalt not kill : Öldürmeyeceksin. Cinayet işlemeyeceksin.

Thou shalt not murder : Cinayet işlemeyeceksin. Öldürmeyeceksin.

Thou shalt : Eceksin.

Shale : Şeyl. Taneleri katman yüzeylerine koşut, henüz sertleşmemiş killi ya da milli tortul kayaç. Killi yapraktaşı. Katmanlanma düzlemine koşut ayrıntılar gösteren, sertleşmiş mil ya da kil. Katmanlarına ayrılabilen yumuşak kaya. Taş tahta. Tortulu şist. Şist. Killi şist.

Shall I : Edeyim mi. Yapayım mı.

Shall : Kaçınılmazlık belirtir. Niyet. Söz verme durumunda kullanılır. Malı. -acak. Kararlılık. Emir belirtir. Plan bildiren gelecek zaman yardımcı fiili.

 

Shales : Killi yapraktaşı. Pulsu aşındırıcılar. Şist.

Shall i wait : Bekleyeyim mi.

Shallot : Soğan. Arpacık soğan. Soğancık. Arpacık soğanı. Arpacık. Yabani sarmısak. Taze soğan. Yeşil soğan. Arpacıksoğanı. Yabanisarımsak.

İngilizce Shalt Türkçe anlamı, Shalt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shalt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Propose : Tasarlamak. Sormak. Çözüm getirmek. Niyetlenmek. İçmek (şerefe). Düşünmek. İleri sürmek. Getirmek (çözüm). Kurmak.

Be obliged to : Zorunda kalmak. Meşrut. Mecburiyetinde kalmak. Minnettar olmak. Muktazi olmak.

Pull up : Durmak. Yukarı çekmek. Çekmek (bandıra). Yanaştırmak. Kökünden sökmek (bitkiyi). (giysinin kollarını) sıvamak. Yetişmek. Arabanın yolda durması. Azarlamak. Kaldırmak.

Contriving : Becermek. Yolunu bulmak. Bulmak. İcat etmek. Akıl etmek. Başarmak. Yapmak. Tasarlamak. Uydurmak.

Charts : Grafikler. Planını çizmek. Haritasını yapmak. Çizelge ile göstermek.

Check : Kontrol etmek. Bagaja vermek (bavulu). Çek. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Karelerle kaplamak. Şah demek. Durdurmak. Çek keşide etmek. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Emanete bırakmak.

Brake : İşlemek (keten, kenevir vb.). Aracın hızını denetlemeye ya da durdurmaya yarayan aygıt. Eğleç. Büyük eğreltiotu. Fren. Frenlemek. Fren yapmak. Tokmak. Keten tarağı.

Ought to : -mesi gerek. -meli veya -malı (yapmalı veya bilmeli vb).

Calculate : Hesaplama yapmak. Endazeye vurmak. Bel bağlamak. Güvenmek. Hesap kitap yapmak. Düşünüp taşınmak. Ölçüp biçmek. Hesap etmek. Hesaplamak. İhtimal vermek.

 

Contemplate : Düşünmek. Dikkatle izlemek. Kafa yormak. Üzerinde düşünmek. Bakmak. Niyetinde olmak. Dikkatle seyretmek. Dalmak. Seyretmek. Süzmek.

Shalt synonyms : pull up short, intend, concerting, aimed, blueprinted, contrives, should, musts, he must, contemplated, oughts, stop, settle, blue print, proposes, rein in, have got to, be supposed to, need, rein, calculates, gotta, be compelled, owe, must, contemplates, charted, proposed, have in mind, chart, go off, proposing, arranges.

Shalt zıt anlamlı kelimeler, Shalt kelime anlamı

Start : Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. Başlama. Başlatmak. İki takım arasındaki ayaktopu oyununu hakemin başlatması.

Go on : İlerlemek. Dayanmak. Güvenmek. Yanmak. Gelmek (ışık). Devam etmek. Yerine geçmek. Sürmek. Bel bağlamak. Sürdürmek.