She is expecting türkçesi She is expecting nedir

She is expecting ile ilgili cümleler

English: She is expecting a child.
Turkish: O bir çocuk bekliyor.

English: She is expecting a baby in June.
Turkish: O, haziranda bir çocuk bekliyor.

She is expecting ingilizcede ne demek, She is expecting nerede nasıl kullanılır?

Is : Uluslararası sistem. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). -dır. -dir. Olmak.

Expecting : Ağırayak. Hamile. Gebe. Çocuk bekleyen.

She is beginning to show : Gösteriye başlıyor. O kız şu an bir kimsenin onun karnının yuvarlaklığını görebileceği şekilde hamileliğinin ilerlemiş safhasında bulunuyor.

She is nine months gone : Dokuz aylık gebe.

She is no fool : O kız salak değil. O kız aptal değil.

She is not herself : Genelde olduğu gibi değil. Normal davranmıyor. O kız kendisi değil.

She is seriously injured : O ağır yaralı.

She is the one : Bu gerçekten o. O ve yanlızca o. Bu onun ta kendisi.

İngilizce She is expecting Türkçe anlamı, She is expecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak She is expecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enceinte : Gebe. Etrafı çevrili saha. İleri gebelik.

 

Impregnated : İçirilmiş. Döllenmiş. Emprenye. Doygun. Yapay döllenmiş. Emdirilmiş. Emdirik. Emprenye edilmiş. Doyurulmuş. Döllendirilmiş.

Expectant : Uman. Bekleyen. Sabırsızlanan. Ümitli. Gebe. Ümitle bekleyen. Beklentisi olan. Bebek bekleyen. Miras beklentisi olan kimse.

Gone : Geçmiş. Kaybolmuş. Kayıp. Sevdalanmış. Gitmiş. Aşık. İlerlemiş. Yok olmuş. Ümitsiz.

Parturient : Doğurmak üzere olan. Parturyen. Doğuran.

Preggers : Gebe.

In the family way : Yüklü. Karnı burnunda. Gebe.

Gravid : Gebe.

Heaviest : Kaba. Baskın. Baygın. Sert. En ağır. Üzücü. Şiddetli. Aşırı. Çok.

Expecting : Çocuk bekleyen. Gebe. Ağırayak.

She is expecting synonyms : in pod, pregnant, big with child, heavier, fecundated, family.