Shortcomings türkçesi Shortcomings nedir

Shortcomings ile ilgili cümleler

English: We should be conscious of our shortcomings.
Turkish: Eksikliklerimizin farkında olmalıyız.

English: Ali is aware of his shortcomings.
Turkish: Ali eksikliklerinin farkında.

English: I'm well aware of Tom's shortcomings.
Turkish: Tom'un eksikliklerinin oldukça farkındayım.

Shortcomings ingilizcede ne demek, Shortcomings nerede nasıl kullanılır?

Shortcoming : Kusur. Hata. Eksiklik. Bir gözlem ya da ölçme aracının, incelenen konunun ilgili içerimlerinden kimilerini atlaması ya da belli ölçüm boyut ve konumlarını yok sayması. Noksan. Yetersizlik. Eksik. İhmal.

İngilizce Shortcomings Türkçe anlamı, Shortcomings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortcomings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defect : Defekt. Yanılgı. Sığınmak. İltica etmek. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Bozukluk. Eksiklik. kusur. biçim bozukluğu.

Gaps : Ara. Açıklar. Fark. Boşluklar. Açıklıklar. Ayrılık. Aralıklar. Aralık. Açıklık.

Defectiveness : Sakatlık. Kusurluluk. Noksanlık. Özürlülük. Bozukluk.

 

Deficient : Gerekli. Zayıf. Eksik. Kifayetsiz. Açık. Güdük. Yetersiz. Gerekli olan. Eksik kalan.

Failure : Sekte. Bir öğretim yılı süresince başarı gösteremeyen öğrencinin, yönetmelik gereğince bulunduğu sınıfta bir yıl daha okumak zorunda bırakılması. Batma. Bozukluk. Tükenme. Sınıfta kalma. Borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu yargı organlarınca saptanarak duyurulan tecimen batkınlığı.

Defalcations : Zimmetine para geçirmek. Çalma. Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine geçirme. Zimmete para geçirme. Zimmete geçirilen para. Zimmete geçirme.

Defective : Arızalı. Sakat. Kalık. Özürlü. Yarım yamalak. Yetersiz. Kusurlu. Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik.

Caviled : Kusur bulmak. Bahane. İtiraz. Şikayetçi olmak. Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

Delinquencies : Suçluluk. Suça sürüklenme. Kabahat. Suç. Suç işleme (çocuklarda). Borçların ödenmemesi. Görevi ihmal etme. Suç işleme. Kötüye kullanma.

Defects : Kusurlar. Arıza. Özür. Sakatlık. Problemli haller. Kapak arızası. Bozukluk.

Shortcomings synonyms : derelictions, delinquency, culpas, deficiency, defecting, failures, impairment, deficits, imperfections, defalcation, imperfection, dearth, culpability, gappy, default, cavils, defaults, culpae, cavil, short coming, criminal neglect, want, disadvantage, forgetfulness, dereliction, minus, imperfects, disregard, deficit, apathies, dearths, decrement, absence.

Shortcomings zıt anlamlı kelimeler, Shortcomings kelime anlamı

Advantage : Yarar. Menfaat. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. İstifade. Getiri. İntifa. Avantaj. İyilik. Üstünlük sağlayan şey. Üstünlük.