Shorter türkçesi Shorter nedir

  • Daha kısa.
  • Kısa kesilmiş.
  • Kıt.
  • Alçak.
  • Sert (içki).
  • İyi pişmiş.
  • Gevrek.
  • Az.
  • Özet.
  • Tam olmayan.
  • Bücür.
  • Çapaklı (metalurji terimi).
  • Yetersiz.
  • Alabama eyaletinde şehir.
  • Kestirme.
  • Hariç.
  • Çıtır çıtır.
  • Bodur.
  • Kısa.
  • Kısa vadeli.
  • Kısa boylu.
  • Eksik.

Shorter ile ilgili cümleler

English: Ali is a few inches shorter than Mary.
Turkish: Ali Mary'den birkaç inç daha kısa.

English: A lunar month is shorter than a calendar month.
Turkish: Kameri ay takvim ayından daha kısadır.

English: Ali is shorter than his brother.
Turkish: Ali erkek kardeşinden daha kısa boylu.

English: Ali is shorter than all of his friends.
Turkish: Ali bütün arkadaşlarından daha kısa.

English: Ali is much shorter and weighs much less than Mary.
Turkish: Ali Mary'den çok daha kısadır çok daha az ağırdır.

Shorter ingilizcede ne demek, Shorter nerede nasıl kullanılır?

Shorter legged bar tailed godwit : Kıyı çulluğu. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 45-48 cm kadar uzunlukta, avrupa, batı asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Do you have anything shorter : Daha kısa bir şeyleriniz var mı.

Get shorter : Kasılmak. Kısalmak.

Make shorter : Kısaltmak.

Shorted : Kısa devre yapmış. Kısa devre yaptırmak.

Shorteners : Kısaltıcı. Budayan kimse. Kısa yapan kimse.

 

Antenna shortening capacitor : Anten kısaltma kondansatörü.

Shortenings : Eksiklik. İhtisar. Kısalma. Yağ. Kısaltma. Hamur yapımında kullanılan katı yağ. Katı yağ (hamur yapımında kullanılan). Fırıncılık yağı. Azalma. Una katılan yağ.

Shorten : Kısmak. Azalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısaltmak. Kısalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yelkeni sarıp küçültmek. Azaltmak. Kasılmak.

Shortest : Kestirme. Hariç. Eksik. Sert (içki). Az. Kısa kesilmiş. En kısasına. Gevrek. Alçak. En kısa.

İngilizce Shorter Türkçe anlamı, Shorter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shorter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dugout : Ağaç kütüğünden kayık. Yedek kulübesi. (ağaç gövdesinden yapılan) kano. Kütükten oyulan kayık. Sığınak. Yer altı sığınağı. Yeraltı sığınağı. Kütükten oyularak yapılmış kayık.

Bust : Tartışmak. Bozulmak. Rütbe indirmek. Mahvetmek. Bozmak. Parçalamak. İflas ettirmek. Batmak. Kırmak. Tutuklamak.

Mantelet : Top kalkanı. Kısa manto.

Crisping : Kıvırmak. Gevrekleşmek. Gevrekleştirmek. Hışırdatmak. Kırışmak. Gevretmek. Dalgalandırmak. Buruşmak.

Squat : Çömelme. Bastıbacak. Oturmak. Araziye sahip çıkmak. İzinsiz yerleşmek. Kurulmak. Başkasının arazisine kurulmak. Gecekondu yaparak yerleşmek.

Devoid : Geçersiz. Boş. Yoksun. Mahrum. Hali.

Catnap : Şekerleme. Tavşan uykusu. Kısa hafif uyku. Şekerleme yapmak. (uyku) kestirmek.

Dumpier : Kısa ve şişman. Daha bodur.

Impotent : İktidarsız. Puluç. Etkisiz. Güçsüz. Kudretsiz. Bunak. Etkisizlik. Aciz. İktidarsız (erkek).

 

Handicapped : Engelli (sakat). Handikaplı. Sakat. Aksak. Topal. Engelli. Özürlü. Engellenmiş.

Shorter synonyms : pigeon loft, tornado cellar, field hut, storm cellar, abridgements, oasis, asylum, brusk, littler, one sidedness, abridgments, absented, insufficient, exogenous, vertically challenged, andalusia, chunky, sanctuary, crackly, meager, exempt, fubsier, alberta, leaner, kip, anderson, but the, heavyset, short range, compressed, dwarf, deficiencies, little.

Shorter zıt anlamlı kelimeler, Shorter kelime anlamı

Lengthen : Sulandırmak. Uzatmak. Uzamak. Uzanmak. Daha uzun yapmak.

Long : Hasretini çekmek. Hasret olmak. Hasret kalmak. İstemek. Can atmak. Gözlemek. Arzu etmek. Susamak. Özlemek. Özlemini çekmek.