Shorted türkçesi Shorted nedir

  • Kısa devre yapmış.
  • Kısa devre yaptırmak.

Shorted ingilizcede ne demek, Shorted nerede nasıl kullanılır?

Shorten : Kısalmak. Kasılmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısaltmak. Kısmak. Azaltmak. Azalmak.

Shortened : Kısaltılan. Kısalaştırılmış. Azalmış. Kısaltılmış.

Shortened genitival construction : Tamlayanı eksiz, yalın durumda bulunan, tamlananı teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olan ve tamlayan ile tamlanan arasında sürekli bir anlam bağı bulunan ad tamlaması: bahçe kapısı, devlet siyaseti, dil gerçeği, dil bilgisi, kelime zenginliği, pazar yeri, yazı makinesi, yol kenarı, bartın ili, istanbul ili, tuz gölü, alp dağları, ren nehri. vb. Belirtisiz tamlama. Belirtisiz ad tamlaması.

Shortener : Kısa yapan kimse. Kısaltıcı. Budayan kimse.

Shorteners : Kısa yapan kimse. Kısaltıcı. Budayan kimse.

Cold shortening : Soğuk kısalması. Soğuma kısalığı. Kasaplık hayvan etlerinde, glikojenin tamamen laktik aside dönüşmesinden sonra, hızlı soğutulmasıyla kas iplikçiklerinin dönüşümsüz köprücükler oluşturması sonucu etin sert olması durumu.

Antenna shortening capacitor : Anten kısaltma kondansatörü.

Shorter legged bar tailed godwit : Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 45-48 cm kadar uzunlukta, avrupa, batı asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Kıyı çulluğu.

 

Shortest : Bodur. Kısa. Alçak. Eksik. Çapaklı (metalurji terimi). Kıt. Hariç. Kısa kesilmiş. En kısasına. Gevrek.

Shortening : Yağ. Darlaşma. Bir katman ya da katman takımının, kıvrılmadan önceki genişliğiyle, dağoluşu da etkileyen yan basınçlarla kıvrıldıktan sonraki genişliği arasında olan başkalık.

İngilizce Shorted Türkçe anlamı, Shorted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shorted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cut down : Azaltmak. Kesip düşürmek. Kısaltmak. Kısmak. Kesmek. İndirim yaptırmak. Boydan boya kesmek. Ağaç kesmek. Azalmak. Devirmek.

Trim back : Azaltmak. Kesmek.

Strand : Bükmek (ip). İplik. Kıyı. Halatlarda lif demetleri. Flesa. Karaya oturtmak. Halat bükümü. Aşama. Başarısızlığa uğramak. Örgü.

Cut short : Kısa kesmek. Susturmak. Yarıda kesmek. Uzattırmamak. Uzatmamak.

Trim : Kırkmak. Kırpmak. Karıştırmak (ateş). (gemi) dengelemek. Rüzgara göre düzeltmek (yelkeni). Biçimli. Uçlarından almak (saç). Derli toplu. Kırkmak (saç veya sakal vb'ni). Kısmak.

Sea coast : Sahil. Deniz kenarı. Kıyı. Deniz kıyısı.

Formation : Buzsul büyültmede oluşan temel yapının belirlediği biçime girme. Bir kayaç katman (litostratigrafi) birimi; belli bir ya da birkaç kayaç cinsinin egemen olması ya da yapılışında göze çarpan özelliğiyle, altından ve üstünden ayırt edilebilen oluşum. Biçimlendirme. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, uzay, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Gökcisimlerinin, canlıların doğup, biçimlenme süreci. Oluşturma. Belli bir varlık kazanma, oluşma süreci. herhangi bir varlığın zamanla belli bir biçime ve yapı özelliğine kavuşması. kişinin belli bir eğitim sürecinde kazandığı niteliklerin tümüne verilen ad. Vejetasyonun ekolojik ve bitki coğrafyası bakımından sınıflandırılması. örnek: tropik yağmur ormanı formasyonu. Biçimlenim. Biçimlenme.

 

Geological formation : Jeolojik formasyon. Jeolojik oluşum.

Short : Kısa devre. Kısa hece. Kontak. Kısa metrajlı film. Eksiklik. Az. Noksanlık. Kasa açığı.

Lakeshore : Göl kenarı. Bir gölün kıyısı. Göl kıyısı.

Shorted synonyms : foreshorten, coast, trim down, shoreline, lakeside, beach, bring down, syncopate, truncate, reduce, curtail, seashore, clip, cut, cut back, shorting, seacoast.

Shorted zıt anlamlı kelimeler, Shorted kelime anlamı

Lengthen : Uzamak. Uzatmak. Daha uzun yapmak. Sulandırmak. Uzanmak.

Long : Özlemini çekmek. Hasret kalmak. Can atmak. Uzun. Gözlemek. Susamak. Özlemek. Hasretini çekmek. İstemek. Hasret olmak.