Shortest türkçesi Shortest nedir

  • Yetersiz.
  • Az.
  • Kısa.
  • Hariç.
  • Tam olmayan.
  • Eksik.
  • Özet.
  • İyi pişmiş.
  • En kısa.
  • Sert (içki).
  • Bücür.
  • Kıt.
  • En kısasına.
  • Bodur.
  • Kısa boylu.
  • Alçak.
  • Kısa vadeli.
  • Kestirme.
  • Gevrek.
  • Kısa kesilmiş.
  • Çıtır çıtır.
  • Çapaklı (metalurji terimi).

Shortest ile ilgili cümleler

English: As far as I know, he is the shortest student in this school.
Turkish: Bildiğim kadarıyla o bu okuldaki en kısa öğrenci.

English: Ali drew the shortest straw.
Turkish: Ali en kısa çöpü çekti.

English: Ali was probably the shortest person in the room.
Turkish: Ali muhtemelen odadaki en kısa kişiydi.

English: It's the shortest route to Paris.
Turkish: Bu Paris'e giden en kısa yol.

English: Take the shortest route to Paris.
Turkish: Paris'e en kısa yoldan gidin.

Shortest ingilizcede ne demek, Shortest nerede nasıl kullanılır?

Size to shortest : En kısasına uydur.

Shorted : Kısa devre yaptırmak. Kısa devre yapmış.

Shorten : Kısalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kasılmak. Kısmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısaltmak. Azalmak. Azaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek.

Shortened : Kısalaştırılmış. Azalmış. Kısaltılmış. Kısaltılan.

Shortened genitival construction : Belirtisiz ad tamlaması. Belirtisiz tamlama. Tamlayanı eksiz, yalın durumda bulunan, tamlananı teklik üçüncü şahıs iyelik eki almış olan ve tamlayan ile tamlanan arasında sürekli bir anlam bağı bulunan ad tamlaması: bahçe kapısı, devlet siyaseti, dil gerçeği, dil bilgisi, kelime zenginliği, pazar yeri, yazı makinesi, yol kenarı, bartın ili, istanbul ili, tuz gölü, alp dağları, ren nehri. vb.

 

Shorteners : Kısa yapan kimse. Kısaltıcı. Budayan kimse.

Shorter legged bar tailed godwit : Kıyı çulluğu. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 45-48 cm kadar uzunlukta, avrupa, batı asya ve kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Shortens : Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısaltmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Kasılmak. Kısmak. Azaltmak. Azalmak. Kısalmak.

Shortener : Kısa yapan kimse. Kısaltıcı. Budayan kimse.

Shorter : Kısa boylu. Çıtır çıtır. Gevrek. Kısa. Çapaklı (metalurji terimi). Kısa vadeli. Bodur. Yetersiz. Alçak. Eksik.

İngilizce Shortest Türkçe anlamı, Shortest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastardly : Sahte. Yolsuz. Bozulmuş. Ahlaksız. Evlilik dışı doğan. Evlilik dışı doğmuş. Taklit. Dejenere olmuş. Yozlaşmış.

Truncate : Tepesi kesik. Kesmek. Parçasını kesmek. Tepesini. Budamak. Kısaltmak. Tepesini kesmek. Kısa kesmek. Ucunu kesmek.

Dozed : Uyuklama. Kestirmek (argo terim). Kestirmek. Pineklemek. Uyuklamak. Uyuşukluk. Şekerleme yapmak. Hafif uyku. Şekerleme.

Apercus : Kavrama. Kısa özet. Nazar. Hulasa. Bakış.

Limited : Belirlenmiş. Sınırlanmış. Mahsur. Ekspres. Kısıtlı. Ekspres tren. Hudutlarla sınırlı. Sınırlı sorumlu (şirket). Sınırlı.

 

Accipiter : Bayağı atmaca. Geniş kanatlı ve uzun kuyruklu bir şahin. Doğu atmacası. Yırtıcı kuş (kartal ve şahini dahil eden familya üyesi). Pençe bandaj.

Crustiest : Kabuğumsu. Çapaklı. Kıtır kıtır. Ters. Asabi. Sert. Huysuz. Haşin. Kabuklu.

Crisping : Hışırdatmak. Gevretmek. Buruşmak. Gevrekleşmek. Dalgalandırmak. Kıvrılmak. Gevrekleştirmek. Kırışmak. Kıvırmak.

Handicapped : Topal. Sakat. Engelli. Engellenmiş. Engelli (sakat). Özürlü. Handikaplı. Aksak.

Dastard : Korkak. Aşağılık kimse. Alçak herif. Korkakça. Adi kimse. Alçak kimse.

Shortest synonyms : bowdlerise, trim down, short cut, barring, excluding, absenting, absent, minify, abridge, curtailed, disqualified, apercu, incompetent, hypo, dumb, abridgements, despicable, compendia, impotent, short dated, less, absented, dozes, blockiest, dumpy, incompetents, chunkier, crisp, bastard, crispy, capsule, deficiencies, contracted.

Shortest zıt anlamlı kelimeler, Shortest kelime anlamı

Lengthen : Uzanmak. Uzamak. Uzatmak. Sulandırmak. Daha uzun yapmak.

Increase : Çoğalmak. Yükselmek. Çoğaltmak. Yükseltmek. Büyümek. Artışa geçmek. Arttırmak. Üremek. Artmak.

Expand : Genişlemek. Yayılmak. Şişirmek. Tevsi etmek. Büyütmek. Dönüşmek. Açmak. Yaymak. Genleşmek. Büyümek.