Shortfalls türkçesi Shortfalls nedir

Shortfalls ingilizcede ne demek, Shortfalls nerede nasıl kullanılır?

Shortfall : Bakiye. Eksik. Açık.

İngilizce Shortfalls Türkçe anlamı, Shortfalls eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shortfalls ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arrear : Arka kısım. Borç.

Destituent : Yetersiz. Eksikli. Eksiltili.

Barer : Çıplak. Yalın. Bomboş. Azıcık. Yapraksız. Tüysüz. Tamtakır. Sade. Daha çıplak.

Avowed : Açıkça ilan edilmiş olan. Bariz. Belli. Beyan edilmiş.

Remainder : Artık. Elden çıkarmak. Döküntü. Satılmayıp elde kalan kitap. Kalan. Miras kalan şey. Para üstü. Tortu. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı.

Absented : Gaip. Bulunmayan. Yok (mevcut olmama). Bulunmamak. Namevcut. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Dalgın. Devamsız. Yoklamada bulunmayan.

Bawdy : Seksle ilgili. Fuhşiyata dair. Seksle ilgi. Sekse ilgi. Terbiyesiz. Müstehcen. Açık saçık.

Shortage : Darlık. Eksiklik. Cari fiyattan arzın talebe cevap vermemesi. Noksanlık. Noksan. Fire. Sıkıntı. Kıtlık.

Deficiencies : Yetersizlik. Eksiklik. Hesap açığı. Gerilik. Eksiklikler. Yoksunluk. Noksan. Kusur.

Abortive : Gelişmemiş. Abortif. Nafile. Erken doğmuş. Düşük yaptıran. Kısır. Boş. Faydasız. Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. tam olarak gelişmemiş. bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.

 

Shortfalls synonyms : oxygen deficit, blankest, absent, defective, devoid, balance due, barest, bawdies, effects, aboveground, remaindering, remaining, deficient, burton, blanker, absenting, aperture, apparent, aboveboard, absents, deficiency, dumb, arrears, remainders, inadequacy, amiss, insufficiency, above board, remnant, balance of an account, residua, remaindered, deficit.

Shortfalls zıt anlamlı kelimeler, Shortfalls kelime anlamı

Sufficiency : Yeterli miktar. Yeterlilik. Yeterlik. Yeterli olma. Uygunluk. Kifayet. Yeterli bir miktar. Elverişlilik. Yeterli şey.

Adequacy : Yeterlilik. Yetenek. Yeterlik. Uygunluk. İstihkak. Kifayet. Ehliyet. Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması.