Shrives türkçesi Shrives nedir

  • Günahını çıkarmak.
  • Günah çıkarmak.
  • İtiraf edilen günahları dinlemek.
  • Günahların itirafını duymak.
  • Günah çıkarmış olmak.
  • Papaz olarak günahını çıkarmak.
  • İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak.
  • Günahlar için ceza belirlemek.

Shrives ingilizcede ne demek, Shrives nerede nasıl kullanılır?

Shrive : Günah çıkarmak. İtiraf edilen günahları dinlemek. Papaz olarak günahını çıkarmak. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak. Günahlar için ceza belirlemek. Günahını çıkarmak. Günahların itirafını duymak. Günah çıkarmış olmak.

Shrived : Günahların itirafını duymak. Günahlar için ceza belirlemek. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak. Papaz olarak günahını çıkarmak.

Shrivel : Buruşmak. Pörsümek. Kıvrılmak. Kuruyup büzülmek. Kırış kırış yapmak. Buruşturmak. Büzmek. Kuruyup buruş buruş olmak. Aciz duruma düşmek. Kırışmak.

Shrivel up : Kırıştırmak. Buruşmak. Kırışmak. Kırış kırış yapmak. Porsumak. Buruşturmak. Büzüşmek. Pörsümek.

Shriveled : Pörsük. Buruş buruş. Kuruyup büzülmuş. Buruşmuş.

Shrivelling : Buruşturmak. İçi geçmek. Kırıştırmak. Kırış kırış yapmak. Büzmek. Kırışmak. Aciz duruma düşmek. Kırışır. Buruşmak. Kurutmak.

Shriveled up : Buruşmak. Pörsümek. Kırıştırmak. Pörsük. Kırışmak. Pörsümüş. Büzüşmek. Buruşturmak. Kırış kırış yapmak. Porsumak.

 

Shrivelled up : Kırışmak. Pörsük. Kırış kırış yapmak. Buruşmak. Pörsümüş. Kırıştırmak. Büzüşmek. Buruşturmak. Pörsümek.

Shriveling : Büzmek. Aciz duruma düşmek. Kırışmak. Buruşmak. Buruşturmak. İçi geçmek. Kırış kırış yapmak. Kırıştırmak. Kurutmak. Kırışır.

Shriving : Günahların itirafını duymak. Günahlar için ceza belirlemek. Günah çıkarma. İtiraf edilen günahları dinleme. İtiraf ve tövbeden sonra günahları aklamak. Papaz olarak günahını çıkarmak.

İngilizce Shrives Türkçe anlamı, Shrives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shrives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Struggle : Mücadele etmek. Savaş. Uğraşmak. Çaba. Savaşım vermek. Çırpınmak. Çalışmak. Çabalama. Gayret. Savaşım.

Sequence : Sıralanım. Dizi. Etki. Kesit. Ardışlık. Art arda sıralama. Sıralanmış bir öğeler dizisi. Sıralama. Yinelenen melodi. Ayrım.

Hierarchy : Sıradüzen. Sıradüzeni. Aşama düzeni. Sıra düzen. Mertebeler silsilesi. Basamaklar düzeni. Aşama sırası. Aşamalı sistem. Hiyerarşi.

Ordering : Sipariş etme. Sipariş verme. Düzenleşim. Düzenleme. Satın almak için resmi talepte bulunma. Buyurma. Hükmetme. Düzenleyiş. Sıralama. Sipariş.

Essay : Rapor. Yapmaya kalkışma. Yapmaya kalkışmak. Deneme. Tecrübe etmek. Tahrir. Kalkışmak. Tecrübe. Girişim. Numune.

Remitting : Yatıştırmak. Affetmek. İptal etmek. Vazgeçmek. Kolaylaştırmak. Ödeme yapma. Havale göndermek. Hafifletmek. Göndermek.

 

Remits : (borç veya ceza vb'den) kurtarmak. Mola vermek. Havale etmek (para). Havale göndermek. Affetmek. Göndermek (para). İptal etmek. Göndermek. Vazgeçmek. Hafifletmek.

Rash : Döküntü. Atılgan. Düşüncesiz. Gözüpek. Tedbirsiz. Aceleci. Sabırsız. Kurdeşen. Kaşıntı. Silsile.

Assay : Analiz etmek. Tahlil. Çözümleme örneği. Kalkışmak. Tecrübe. Denemek. Yoklamak. Analiz. Ayarını belirlemek.

Be at pains : Zahmet çekmek.

Shrives synonyms : stations of the cross, patterned advance, electromotive series, electrochemical series, lanthanide series, helium group, blizzard, try, nexus, attempt, shriving, cycle, take pains, line, concatenation, shrove, buck, shrive, cordon, seek, succession, remitted, confessing, disbosom, string, remit, ordination, shrived, endeavor, course, chain, confesses, shriven.