Sili nedir, Sili ne demek

Sili; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Yerel Türkçe anlamı:

Uzun entari.

Yünden dokunmuş kalın, renkli kilim.

1.İyi dokunmuş halı. 2.Kilim, yünden dokunmuş yaygı.

Sili isminin anlamı, Sili ne demek:

Kız ismi olarak; Temiz, pak. İffetli, erdemli.

Sili hakkında bilgiler

Şili idari olarak on beş bölgeye ayrılmıştır. Bunlardan on dördü, başlarındaki 1'den 15'e kadar (13 atlanmıştır) Roma rakamlarıyla ifade edilen, Tarapacá, Antofagasta, Atacama, Coquimbo, Valparaíso, O'Higgins, Maule, Bío-Bío, Araucanía, Los Lagos, Aysén, Magallanes y la Antártica Chilena, Los Ríos ve Arica y Parinacota bölgeleridir. Başkent ve çevresini içeren Región Metropolitana de Santiago bölgesi için ise rakam yerine RM harf kısaltması kullanılır.

Ülkenin İspanyolca ismi olan Chile kelimesinin kökeni tek ve kesin bir şekilde kanıtlanmamıştır. En yaygın açıklama, kelimenin Aymara dilinden türediğidir. Bu dilde Chilli kelimesi Dünyanın son bulduğu diyar“ anlamına gelir. Bu durum, Aymara yerleşim bölgelerinden yola çıkıp Şili'ye gelen ilk İspanyol olgusuyla desteklenir. İspanyollar Güney Amerika'nın sömürgeleştirilmesinin başlangıcından itibaren Atacama Çölü'nün güneyindeki toprakları Chile adıyla nitelendirirler.

 

Başka ve daha az yaygın bir teori ise, İnka dili Quechua'yı ismin kökeni olarak gösterir. İnka Krallığı'nın azami genişliği bugünkü Santiago'ya ulaşır. İnkalar Río Aconcagua'nın güneyindeki toprakları, görece soğuk iklime ve karlarla kaplı Andlar'a dayanarak kar anlamına gelen Tchili diye adlandırırlar.

Yüzölçümü 756.945 km2 olan Şili; her ne kadar Güney Amerika kıtasının kuzey-güney doğrultusunda Antarktika'ya kadar uzanan bir ülke olsa da, ortalama genişliği sadece 180 km'dir. Ülkenin en dar yeri (Antarktika'daki Şili toprakları sayılmazsa) 90 km iken en geniş yerinin uzunluğu 240 km kadardır. Avrupa ile kıyaslanacak olursa Danimarka'dan Sahra Çölü'ne uzanacak kadar bir mesafe kat edilir. Doğu-Batı mesafesi çok az olsa da bu iki uç arasında çok fazla rakım farkı oluşur. Ülke ayrıca kuzeyden güneye çok farklı iklim, bitki örtüsü ve coğrafi şekiller gösterir. Bu yüzden Şili, birçok kaynakta tezatlar ülkesi olarak anılır. Hakikaten de kuzeydeki çölü, Afrika'nın Sahara'sını, güneydeki kanalları Norveç kanallarını, Los Lagos'daki Osorno ve çevresi İsviçre Alplerini, Orta bölgeleri Akdeniz'i hatırlatmasıyla, ayrıca Patagonya'daki buzullarıyla, bu ismi hak eder.

 

Sili ile ilgili Cümleler

  • Gözyaşlarınızı silin.
  • Silin yok edin beni durmayın acımayın merhamet etmeyin insanları takmadığımı onları unuttuğumu düşünün.
  • Lütfen bu cümleyi silin.
  • Arabanın silindir kapağı kırıldı.
  • Cümle silindi.
  • Cümlenin silindiğine sevindin, değil mi?
  • Bu örnek cümle silindi.
  • Ali bir silindir spor çanta taşıyordu.

Sili kısaca anlamı, tanımı:

Arı sili : Tertemiz.

Silifke : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Silik : Kendini gösteremeden. Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan. Kendini gösteremeyen, dikkati çekmeyen veya önemli ve belirli olmayan.

Silikat : Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz.

Silikatlama : Silikatlamak işi.

Silikatlamak : Kireç, taş, tahta vb. maddeleri sertleştirmek üzere silikata batırmak.

Silikatlaşma : Bir maden oksidin silisle birleşerek silikat durumunu alması.

Silikleşme : Silikleşmek işi.

Silikleşmek : Silik duruma gelmek.

Silikleştirme : Silikleştirmek işi.

Silikleştirmek : Silik duruma getirmek.

Siliklik : Silik olma durumu.

Silikon : Kapı, pencere vb.ndeki aralıkları örterek hava ve su geçmesini önlemek amacıyla kullanılan şeffaf ve yapışkan bir madde. Güzel görünmek amacıyla çeşitli organlara eklenen madde.

Silikoz : Silis tozu içinde çalışan işçilerin yakalandıkları akciğer hastalığı.

Sililik : İsmet. İffetlilik. Sili olma durumu, arılık, temizlik.

Silindir : Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genellikle motorlu araç. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane.

Silindir gibi ezmek : Bir kimseyi her yönüyle güçsüz duruma getirmek.

Silindir kalıplama : Plaka ve naylon benzeri ince levhaların silindir arasından geçirilerek üretilmeleri yöntemi.

Silindir makinesi : Silindir.

Silindir şapka : Resmî törenlerde sivillerin giydiği, silindir biçiminde siyah şapka.

Silindir yağı : Yüksek viskoziteli ve parlama noktası yüksek olan, buhar makinelerinin valf ve silindirlerini yağlamak amacıyla kullanılan bir yağlama yağı.

Silindiraj : Bir şeyin üzerinden silindir geçirme.

Silindirik : Silindirle ilgili, silindir biçiminde.

Silindirli : Herhangi bir sayıda silindiri olan.

Silindirsel : Silindirle ilgili. Silindir biçiminde olan, silindirik.

Silindirsel yüzey : Doğrultman adı verilen düzlem bir eğriye dayanarak ve durağan bir doğruya paralel olarak yer değiştiren bir ana doğrunun çizdiği yüzey.

Silinip gitmek : Bir şey birdenbire yok olmak veya unutulmak.

Siliniş : Silinme işi.

Silinme : Silinmek işi.

Silinmek : Kendi kendini silmek. Birden yok olmak, gözden kaybolmak. Silme işine konu olmak.

Silinti : Bir yazının silinmiş olduğunu gösteren iz.

Silip atmak : İlgi ve ilişkisini tamamen kesmek.

Silip süpürmek : Evi, ortalığı temizlemek. ne var ne yoksa hepsini yemek. ne var ne yok hepsini alıp götürmek veya yok etmek.

Silis : Kum, çakmak taşı, kuvars vb. silisyumun oksijenli birleşimleri.

Silisçil : Silisli yerde yetişen (bitki).

Silisik asit : Silikatların asitlerle birleşmesiyle elde edilen zayıf bir asit.

Silisiz : İffetsiz.

Silisizlik : İffetsizlik.

Silisli : Yapısında veya birleşiminde silis bulunan.

Silisseven : Silisli toprakları seven (bitki).

Silisyum : Atom sayısı 14, atom ağırlığı 28,09, yoğunluğu 2,34 olan, 1420 °C'de eriyen, endüstride geniş ölçüde kullanılan ve doğada oksijenden sonra en bol bulunan element (simgesi Si).

Silivri : İstanbul iline bağlı ilçelerden biri.

Dik silindir : Ekseni tabanına dikey olan silindir.

Eğik silindir : Ekseni tabanına dikey olmayan silindir.

Haritadan silinmek : Bir ülke, başka devletin egemenliği altına girmek. bir yerleşim yeri savaş, deprem vb. bir olay sonucunda yok olmak.

İzi silinmek : Ortadan yok olmak, kaybolmak.

Sapı silik : Kişiliksiz, sözünü dinletemeyen kimse.

Suratı kasap süngeriyle silinmiş : "utanması, sıkılması kalmamış" anlamında kullanılan bir söz.

Üstünden silindir gibi geçmek : Perişan etmek, çok yormak.

Yüzü kasap süngeriyle silinmiş : "utanmayan, utanması sıkılması olmayan" anlamında kullanılan bir söz.

Kilim : Döşeme, divan gibi yerlere serilen, genellikle desenli, havsız, kalın, kıl veya yün dokuma.

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

İffetli : İffetini koruyan, sili, afif, afife.

İdari : Yönetimsel.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Rakam : Bu işaretlerle yazılmış sayı. Sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri. Nicelik, miktar.

İfade : Deyiş, söyleyiş. Dışa vurum. Anlatım. Tanık ve sanıkların olay hakkında yargı organlarına yaptıkları sözlü açıklama. Bir duyguyu yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü.

Arı : Yabancı şeylerden arınmış, katışıksız, saf, halis. Günahsız. Temiz. Zar kanatlılardan, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan böcek (Apis mellifica).

Temiz : Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan. Özenle yapılmış. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik.

Silican : Bir çeşit sarmaşık.

Silice : Temiz, tertemiz.

Silici : (Resim) Oymabaskıda maden plaklar üzerine yapılmış kazımaları düzlemek, yatırmak için kullanılan kazıma aracı. güzelsanatlar: Oymabaskıda maden yüzeylere yapılmış kazımaları düzeltmek, yatırmak için kullanılan kazı aracı.

Siliç : Ezilmiş, yarısı yok olmuş : Siliç para.

Silif : Tortu.

Silifki : Önceki, ilk kez.: Silif ki gelen odunlar bunlardan iyi idi.

Siliform : Kirpik biçiminde olan vücut yapısı.

Siliham teriyeri : İngiltere’den köken alan, 1 yüzyılda Galler bölgesinde Dandie Dinmont, Basset of Flanders, Corgi, West Highland White teriyer ve Wirehaired Fox teriyer ırkları kullanılarak geliştirilmiş, küçük yapılı, rengi beyaz veya sarımsı beyaz, burun ucu siyah, kuyruğu kısa kesilen ve kuyruğunu dik olarak tutan, tüyleri yumuşak, su geçirmez yapıda ve çift katmanlı, sadık, sevecen ve biraz bağımsız, neşe ve cesaretin en güzel birleşimi oluşturan, havlamayı seven, sürü köpeği özelliği taşıyan, iyi bekçilik yapan, av ve iz sürme gibi görevlerde kullanılabilen, fare ve sıçan avlamada başarılı köpek ırkı.

Silik akçe : Yazı ve nakışları aşınmış maden para.

Silika : Taşların yapısında bulunan bir madde. Pirinç kabuklarında bulunan ve sindirilemeyen bir element.

Diğer dillerde Sili anlamı nedir?

İngilizce'de Sili ne demek? : [silo (m) ] n. silo, airtight tower or structure used to store grain

Almanca'da Sili : Chile

Rusça'da Sili : adj. целомудренный