Simser nedir, Simser ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yemek seçen, boğazsız.

Temiz, titiz kişi.

1.Sinsi. 2.Her şeyi beğenmeyen.

[Bakınız: silimsi].

Güç beğenen.

Simser anlamı, kısaca tanımı

Boğazsız : Boğazı olmayan. Çok az yemek yiyen, iştahsız (kimse)

Silimsi : Yemek seçen, boğazsız. Turşu suyu, ekmek ve sarımsaktan yapılan yemek. Temiz, titiz kişi. Yemek seçen, iştahsız.

Beğenme : Beğenmek işi veya durumu.

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

 

Silim : 1.Uyuşuk. [Bakınız: silimsi]. Yemek seçen, boğazsız.

Seçen : İyiyi kötüden, güzeli çirkinden ayıran kimse.

Titiz : Çok dikkat ve özenle davranan veya böyle davranılmasını isteyen (kimse), memnun edilmesi güç, müşkülpesent. Temizliğe aşırı düşkün olan (kimse).

Boğaz : Boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar, imik, kursak. Yiyeceği içeceği sağlanan kimse. İki kara arasındaki dar deniz. İki dağ arasında dar geçit. Yeme içme. Şişe, güğüm vb. kaplarda ağza yakın dar bölüm. Yedirip içirme yükümü, iaşe.

Boğa : Damızlık erkek sığır. Zodyak üzerinde Koç ile İkizler arasında yer alan takımyıldızın adı, Sevir.

Temi : Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Sili : Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.

Beğe : Hayvanların yem yediği yer. (Susuz Kars).

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Titi : Maymunlar (Primates) takımının. Yeni Dünya maymunugiller (Cebidae) familyasından, Güney Amerika'da yaşayan, 34 cm kadar boyda, 54 cm kadar uzunlukta çok kıllı bir kuyruğu olan, yüzü ve elleri siyah renkli bir memeli türü. (Callicebus personatus), Maymunlar (Primates) takımının Yenidünya-maymunugiller (Cebidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 34, çok kıllı olan kuyruğu 54 cm. Yüzü ve elleri kara olur. Güney Amerikada yaşar.

Güç : Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Birim zamanda yapılmış olan iş. Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Zorlukla. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli.

 

Diğer dillerde Simsakalar anlamı nedir?

Osmanlıca Simsakalar : sakayan-ı sim-i hassa