Sinik nedir, Sinik ne demek

Sinik; felsefe alanında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Sinmiş, yılmış, pusmuş
  • Sinizm taraftarı (kimse veya görüş), kinik.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Çam ağacından yapılmış su testisi. 2.Su almış, ıslak odun.

Sinik hakkında bilgiler

Kinizm (sinizm, kinik ya da kuşkuculuk), Sofist Gorgias'ın ve daha sonra da Sokrates'in öğrencisi olan Antisthenes'in öğretisidir. Antisthenes, Kynosarges Gymnasion'da okulunu kurmuştur. Kinik okulun, kyon kelimesinden türediği söylenmektedir; kyon ise köpek ya da köpeksi anlamındadır. Kinik okul, bu nedenle Sokratesçi okullardan biri kabul edilir. Anthisthenes mutluluğa ancak erdemle ulaşılacağını, ve bu erdemin de dünyevi hazları yadsımakla mümkün olabileceğini (mülkiyet, aile, din vb. değer ve yargıları reddederek) savunmuştur. Kinizme ün kazandıran, dolayısıyla kinizmin yayılmasını sağlayan Diogenes'tir. Diogenes bu öğretiyi eyleme dönüştürmüştür ve gerçek erdeme ancak bu şekilde ulaşılacağını savunmuştur. Rivayete göre Diogenes yaşamını bir fıçının içinde devam ettirmeye vardırarak, toplumsal gereksinmelerden kendisini tamamen yalıtmaya yönelmiştir. Kiniklerin temel felsefi konumları, zamanın uygarlık değerlerine yönelik aldırmaz tavırları ve eleştirel yaklaşımları tarafından şekillenir. Onların temel etik ilkesi erdemdir ve bundan anladıkları da, insanın özgürlüğü ve kendi iç bağımsızlığı ile yaşamını sürdürmesidir. İnsan, her tür gereksinmeye olan bağımlılığından kurtulmalıdır. Dolayısıyla böyle bir erdem anlayışı, bilgi ile temellendirilir; yani, insan ancak bilgilenme aracılığıyla kendisini kuşatmış olan gereksemelerden sıyrılabilir. Onlar açısından bilgi ve ahlaki ilkeler bu nedenle salt soyut bir bilme meselesi değil, somut yaşamda yaşanması gereken şeylerdir. Kinik filozoflar, bütün bu yaklaşımlarına uygun bir kişilik örneği olarak Sokrates'e işaret ederler. Kinizme göre, insan kendi kendisine dayanmalıdır, ki erdemli, yani kendine yetebilen bir kişi olabilsin. İnsanın doğaya karşı geliştirdiği toplumsallık, büyük ölçüde gereksiz ve yozlaştırıcı nitelikler arz eder; kinikler buna karşı doğal ve sade yaşamı öne çıkarırlar.

 

Sinik anlamı, kısaca tanımı

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi

Sinik harf : İbrani yazısında ancak harekeli olduğu vakit okunan harflere denir.

Sinikli : Malatya ili, Taşdelen nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Toplumsal gereksinmeler : Bireyleri toplumsal bir amaca doğru yönelten ve girişimler yapma isteği veren dirik gereksinmeler.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Bilgilenme : Bilgilenmek işi.

Su testisi : Su koymaya yarayan topraktan yapılmış su kabı.

Gereksinme : Gereksinmek işi veya durumu. İnsanın yaşaması, gelişmesi, üremesi, sağlığını koruması, doğal ve toplumsal çevreye uyabilmesi için gereken şey, koşul. Güdü. Rahatlık ve uyum sağlayan ve düzgülü davranışları kolaylaştıran içerik ya da dışarık kimi şeylerden yoksun olma durumu. (Bazen doyurulmamış güdüler anlamında da kullanılır.).

 

Kuşkuculuk : Özellikle doğaötesi konularda olumlu veya olumsuz yargıda bulunmaktan çekinme temeline dayanan öğreti, şüphecilik, septisizm.

Eleştirel : Eleştiri niteliği taşıyan, eleştiriyel, eleştirisel, tenkidî. Eleştiri ile ilgili.

Gerekseme : İhtiyaç.

Söylenmek : Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.

Gerçek er : Veli, mürşidi kâmil, ârif, ermişler.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Uygarlık : Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Gereksiz : Gereği olmayan, yararsız, lüzumsuz. Boş yere.

Yaklaşım : Yaklaşma işi. Bir sorunu ele alış, ona bakış biçimi.

Aldırmaz : İlgisiz. Bir şeye önem vermeyen.

Yadsımak : Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek. Var olan bir şeyi yok saymak, yokumsamak. İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak.

Söylenme : Söylenmek işi.

Diğer dillerde Singulum membri torasisi anlamı nedir?

İngilizce'de Singulum membri torasisi ne demek ? : cingulum membri thoracici