Sinir kökenli atrofi nedir, Sinir kökenli atrofi ne demek

Sinir kökenli atrofi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinirsel uyarımların azalması nedeniyle hücrelerin hacminin azalması sonucu, organ veya dokunun küçülmesi, denervasyon atrofisi, nörojenik atrofi, nöropatik atrofi.

Sinir kökenli atrofi anlamı, tanımı

Atrofi : Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

Denervasyon atrofisi : Sinir kökenli atrofi.

Nöropatik atrofi : Sinir kökenli atrofi.

Nörojenik atrofi : Sinir kökenli atrofi.

Denervasyon : Bir organ ya da kastan sinirlerin uzaklaştırılması.

Nöropati : Periferal sinir sisteminde işlevsel veya yangısal özellikteki her türlü patolojik değişim. Periferal sinir sisteminde yangısal özellikte olmayan her türlü patolojik değişim.

Sinirsel : Sinirle ilgili, asabi.

Sinirse : Islak odun, yaş ağaç.

Küçülme : Küçülmek işi.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Uyarım : Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih. Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Diğer dillerde Sinir kökenli atrofi anlamı nedir?

İngilizce'de Sinir kökenli atrofi ne demek ? : neurogenic atrophy